AKP, son olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ‘Hitler Almanyası’ benzetmesiyle gündeme gelen başkanlık sisteminin propagandası için kampanya atağına kalkıyor.
AKP tam gaz

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ilan-ı aşk etmesiyle bilinen işadamı Ethem Sancak’ın gazetesi Akşam’ın manşetine taşıdığı haberde, AKP’nin halka ‘Türk tipi başkanlık’ sistemini anlatarak ‘ikna turları’na çıkacağı belirtiliyor.
Hakkı Kurban’ın haberine göre, bunun için bir program da çıkaran AKP, milletvekilleri aracılığıyla halkla buluşma toplantıları düzenleyecek. Bu toplantılarda partinin hazırladığı bir ‘rehber’ çalışmadaki strateji izlenecek.
Madde madde propaganda
Rehberde birkaç maddenin üzerinde bilhassa durulacak.
Halka başkanlık sisteminin diktatörlük getirmeyeceğini savunulup, ‘ABD örneğinde yaşandığı üzere, kanun teklif etme ve en önemlisi bütçe oluşturma gibi yetkilere sahip olmayan bir başkanın, salt yürütmenin başındaki tek aktör olması dolayısıyla diktatörlüğü getireceğini iddia etmek rasyonel bir yaklaşım değildir’ mesajı verilecek.
Toplantılarda başkanlıkla birlikte gündeme gelen Latin Amerika’nın da yeterince tanınmadığı, bu ülkelerde başkanlık yerine parlamenter sistem olsaydı da, aynı otoriterleşme ve krizlerin yaşanmasının kaçınılmaz olacağı ileri sürülecek.
Habere göre bir diğer mesaj da ‘üniter devlet ve çift meclis’ konusunda verilerek Türkiye’nin başkanlık sistemine geçmesi için çift meclisli bir yapıya bürünmesinin gerekmeyeceği söylenecek.
‘Yürütme güçlenecek’
Halkla buluşmalarda yürütmenin güçleneceği propagandasını da yapılacak.
Rehberde, bu konu şöyle işlenecek: “Parlamenter sistemlerde yürütme yetkisi devlet başkanı ile başbakan arasında paylaştırıldığından, yürütmenin gücü azalmaktadır. Oysa başkanlık sisteminde yürütme yetkisi Başkan’ın elinde toplandığı için bu tür güçsüz iktidarlar söz konusu olmaz.”
‘Özal da istemişti’
AKP’nin hazırladığı rehberde, Türkiye sağındaki diğer liderlerin de başkanlık sistemini istediği hatırlatılıp şöyle denilecek: “Cumhuriyetin ilk dönemlerinde fiilen başkanlık sistemine yakın bir model uygulandı. 1961 ve 1982 anayasaları yazılırken başkanlık modeli üzerinde duruldu. 1970 yılında Necmettin Erbakan’ın öncülüğünde kurulan Milli Nizam Partisi’nin programında yer aldı. Alparslan Türkeş’in Dokuz Işık adlı kitabında Türkiye için ideal hükümet modelinin başkanlık sistemi olduğu belirtildi. Ardından Özal ve sonrasında Demirel başkanlık sistemini tartışmaya açtı.”