Sevgili Kemal Kılıçdaroğlu… Hasan Karakaya’nın vefatı üzerine… Akit gazetesini aramak için telefon numarasını çevirdiğiniz parmaklarınız dert görmesin. Başsağlığı dileyen dilleriniz hiç teklemesin. Gelecek tüm tepkileri göğüslemeyi göze alan cesaretiniz hiç eksilmesin
Sevgili Kemal Kılıçdaroğlu… Size diyorlar ki: Şunu yazmış bir adam için başsağlığı dilenir mi? Bunu yazmış bir adam için taziyede bulunulur mu?
…
Kemal Bey! Böyle diyenlere lütfen ağzınızı doldurarak şunları söyleyin: Benim gibi düşünen insanlar için taziye telefonu açmak kolaydır, mesele benim gibi düşünmeyenler için taziye telefonu açmaktır.
İnsanlığın birazı, eksiği, fazlası, kararı, dengesi falan yoktur. İnsanlık insanlıktır.
İnsanlık yapmak için karşındakinin ille de insanlık yapmasına gerek yoktur. Hakiki insanlar, insanlık yaparken muhataplarının insanlık yapıp yapmadıklarına bakmazlar.
…
Sevgili Kemal Kılıçdaroğlu…
Eğer ortada ölümün bile dindiremediği bir nefret, ölümün bile son veremediği hınç, ölümün bile susturamadığı bir öfke varsa… Bu nefrete, bu hınca, bu öfkeye çomak sokmak, sizin en asli ve en önemli vazifenizdir. Tek bir telefonla bu kutlu vazifeyi yerine getirdiğiniz için… Vatan size minnettardır.