Adnan Gümüş: Mevcut rejim 'despotik mütamaşer totalitarizm'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Türkiye’de bürokraside kadrolara çökmeler, üniversitelere çökmeler, belediyelere çökmeler, şirketlere çökmeler, medyaya çökmeler, fonlara çökmeler… En son fon yolsuzluğu, İzmir belediye başkanının transferi, Halk TV’ye kayyım atanması… Kadına yönelik şiddet, okulda şiddet, çete, mafya…

Cemaatlerin, tarikatların miras kavgaları, post kavgaları, Süleymancıların bir koluna operasyon… Mekke anlaşması…. Muhalefete butlan (CHP), DEM’in başına bir mahkumun geçirilmesi, onunla sürecin yürütülmesi… Anayasa Mahkemesi kararlarının tanınmaması… Tüm bunlar dikkate alındığında ortada bir hukuk değil iktidar için her yol mubah yani keyfilik kalıyor.

Osmanlı için Montesquieu ve Webet kaynaklı “despotik monarşi” veya “patrimonyal otorite” deyimi, belki Cumhuriyetin ilk dönemi için söylenebilecek “cumhuriyetçi/devletçi/ulusalcı otoriteryenizm”, 1945’ler sonrası Türk-İslam sentezi… Artık tüm bu terimler mevcut yaşananları karşılamaz oldu.

ANAP ile AKP ile girilen süreci mütaşer otorite/otoriteryenlik (müteahhit, taşeron, tarikat, şeiratçı şerkliği bloku) diye adlandırmıştım. Son sürçte bu MÜTAMAŞER totaliterliğe dönüştü yani “müteahhit, taşeron, tarikat, mahkeme, mafya, şeriatçı bloku/şeriki”.

Dahası bunları tutan artık bir muhalefet veya ilke de kalmadı, öyle olunca tümden keyfi/istedikleri gibi hareket ediyorlar. Mevcut rejim halimiz kısaca despotik mütamaşer totalitarizm olarak adlandırılabilir.

Adnan Gümüş’ün yazısı