Son dönemde İstanbul’un gece hayatının merkezi haline gelen Kadıköy’de özellikle 1 Temmuz’da kısıtlamaların kalkmasıyla birlikte ortaya çıkan yeni eğlence anlayışına bölge sakinleri tepkili. Daha önce hiç rastlamadıkları insan profillerinin, 34 plakalı olmayan araçlarla gece yarılarına kadar son ses müzik eşliğinde tur attığını söyleyen yerel yöneticiler, 100-150 kişilik grupların da göbek atmalı sokak partileri yaptığını ifade ediyor.

Son olarak, Balıkçılar Çarşısı yakınlarındaki Kalkedon meydanında yüksek müzikle dans eden üç genç, Surp Takavor Ermeni Kilisesi’ne tırmanarak eğlencelerini duvarın üstünde sürdürmüş, olay yurt çapında tepkilere neden olmuştu. Dans görüntülerinin sosyal medyada yer alması sonrası üç kişi önce gözaltına alınmış, sonra da mahkeme tarafından serbest bırakılmıştı.
Amerika’nın Sesi’nden Hilmi Hacaloğlu’nun haberine göre olayların bir türlü önlenememesi üzerine Kadıköy’ün merkezinde bulunan iki mahallenin muhtarı ile üç esnaf derneğinin temsilcileri Kadıköy Belediyesi’nde Belediye Başkanı Şerdil Dara Odabaşı’nın da katılımıyla bir toplantı düzenledi.
‘Beyoğlu’na yapılan mı yapılmak isteniyor?’
Odabaşı, yaşananların, belediyenin tek başına çözebileceği bir sorun olmadığını dile getirerek şunları söyledi: ‘‘Kadıköy’ün değerlerine bir saldırı var. Dışarıdan gelenlerin bu eylemleri Kadıköy’ün değerleri ile çatışma içinde. Kadıköy bildiğiniz gibi özgürlüklerin olduğu, insanların yaşam şekillerine müdahale edilmediği daha demokrat bir kent. Baskıcı, yaşam alanlarına müdahale eden anlayıştan kaçanlar Kadıköy’e gelip bu imkanlardan yararlanmak ve sosyalleşmek istiyor. İyi niyetli şekilde gelenler var. Bir de Kadıköy’ü provoke etmek için Kadıköy’ün yaşam alanlarında insanları rahatsız etmek için belli bir organizasyonla buraya geldiklerine inandığımız ya da inanmamız için somut deliller sahip olduğumuz insan hareketi var. Arkasında yüksek ses sitemi olan arabalarıyla geliyorlar. Belli noktalarda sesi açıyorlar oradaki esnaf ya da yurttaşlarımız müdahale ettiğinde hemen sesi kısıp tepki göstermeden o bölgeden ayrılıp 100 metre ileride sesi tekrar açıyorlar. Bunu bilinçli olarak Kadıköy’ün yaşam alanlarına müdahale olarak görüyoruz. ‘Beyoğlu’na ne yapıldıysa Kadıköy’e de aynısı mı yapılmak isteniyor’ şüphesi insanın aklına gelmiyor değil. Umarım aklı selim galip gelir.”
Kadıköy’deki eğlence hayatının ağırlıklı kısmı Caferağa Mahallesi’nde geçiyor. Mahallenin muhtarı Zeynep Ayman da son iki haftada yaşananların hayatın olağan akışına aykırı olduğu görüşünde.
‘Aralarında 34 plaka bile yok’
Ayman şöyle konuştu: ‘‘Gerçekten 1 Temmuz itibariyle alışagelmişin çok dışına bir sıkıntı oluşmaya başladı. Caferağa ve Osmanağa mahallelerinin nüfusu 40 bin kişi hafta sonu bu iki mahalleye bir milyon kişi geliyor. Gece 1’den sonra gelen ziyaretçi profiline bir farklılaşma oluşmaya başladı. Bunlar dışarıdan geliyor diyorum çünkü 34 plaka bile yok aralarında. Araçlarla gelerek bütün sokaklarda dolaşıyor sonuna kadar müzik açılıyorlar. Bazı noktalarda duruyorlar, etraflarına bir anda 100-150 kişi birikiyor. Göbekler atılıyor, danslar ediliyor ve bir sokak partisi başlıyor. Gecenin 3’ünden 4’ünden bahsediyorum. Burada mekanlardan kaynaklı bir durum yok. Bunlar sokakta eğlenenler. Emniyetin daha fazla deveye girmesi gerekecek”
‘Kargaşa ve kaosa neden oluyorlar’
Gece yarısı sokak eğlencelerinin Kadıköy kültürüne aykırı olduğunu söyleyen Osmanağa Mahallesi Muhtarı Serap Tuncer de mahallesinde yaşayanlar için cuma ve cumartesi gecelerinin kabusa döndüğünü dile getirdi
Tuncer şunları söyledi: ‘‘Açık söylemek gerekirse gece yarısı dışarıdan gelen bu kişiler mahallede kargaşa ve kaosa neden oluyorlar. Bu sahneleri artık emniyet güçlerinin önlemesini istiyoruz. Yani bu dışarıdan gelen kişilerin hangi amaçları güttüğünü merak ediyoruz açıkçası. Bunun altında yatan sebepler nedir? Bunları merak ediyoruz. Kadıköy halkının alışık olmadığı sahneler. Her ne kadar cazibe ve eğlence merkezi eğlence olsa da Kadıköy’ümüz bu şekilde eğlence anlayışına alışık değiliz. Mahalleli oldukça rahatsız ve aynı zamanda uykusuz. Adeta cuma akşamı geldiğinde herkes korkulu bir kabus yaşıyor. Gürültüden, yüksek volümlü müzikten ve çevreye verilen rahatsızlıktan mustaribiz.”