ERDAL GÜVEN
erdalguven@diken.com.tr
230 gündür komada bulunan Berkin E. için Taksim’de yürüyüşe geçen 50 kişi durduruldu. Oturma eylemine başlayınca da polisin saldırısına uğradılar. 10 eylemci gözaltında.
Yolsuzlukları bastırma telaşı bir milletvekilinin soru önergesini sansürlemeye kadar vardı.
Ali İsmail Korkmaz’ın davası daha başlamadan ‘adalet’ kuşatıldı.
SARRAF HAYIR İŞLERİNDE ALİ İSMAİL YARGI SÜRECİNDE
Başbakan Erdoğan’dan adalette seçicilik – Yolsuzluktan tutuklu Rıza Sarraf için: “Ülkeye katkısının olduğunu biliyorum. Hayır işlerini biliyorum.” Polis şiddeti sonucunda ölen Ali İsmail için: “Yargı süreci… Söyleyecek herhangi bir şeyim yok.” (Söyleyeceğini söylemişti gerçi, “Bir kişi, iki kişi, üç kişi, dört kişi polise direnirken ölüyor…” diyerek)
Türkiye ile İsrail arasındaki tazminat pazarlığında ortaya çıkan bilgiler ‘çarpıcı’ bir farka işaret etti: Mavi Marmara’da öldürülüp yaralananlar için yaklaşık 60 milyon TL talep eden hükümetin Roboski’de katledilenler için uygun gördüğü tazminat 4 milyon 182 bin TL.
Erdoğan’ın Berlin’de ambulanslı kızakla övündüğü saatlerde Van’da bir baba yoğun kardan kimseler yetişemediği için üç yaşında ölen oğlunu bir çuvala yüklemiş köye iniyordu.
Taksim Dayanışması’nı hedef alan Gezi iddianamesinde bütün eylemlerin aralarında mimar Mücella Yapıcı’nın da bulunduğu beş kişilik ‘organize suç örgüt’ü tarafından planlanıp yönlendirildiği belirtildi. Baret, gözlük ve önlüğü suç delili sayan savcı beş gencin ölümüne, binlercesinin de yaralanmasına yol açan polis şiddetine dair tek satır yazmadı.
Bu manşetlerle geçti DİKEN’de bir hafta…
Sonra biri çıktı karşımıza. Ayşe Deniz diye. 20 yaşında. Antalya’daki Gezi eylemlerine katıldığı için 127 gündür ‘içeride’ydi. Evet, tam 127 gündür. Saçmasapan gerekçelerle, ipe sapa gelmez delillerle…
Ama öyle bir savunma yaptı ki duruşmada…
“Dışarıda birileri bacanaklı-oğullu milyonları cukkalarken, bizim tutsak edilmemize şaşılmaz. İktidardakiler, yüzsüzlüğün bu kadarı denecek kadar açık oynadılar” dedi.
“Bize devlet babamız bolca tazyikli su ve kimyasal hediye etti. Gemiciklerimiz olmadı. Gezi direnişini, insanlık onuru için gerçekleştirdik. Yeri geldi öldük, yeri geldi kör olduk, tutsak olduk” dedi.
“Ülkemiz şaşırmışlar cehennemine döndü. Siz burada bizi yargılamaya çalışıyorsunuz, İstanbul’da Cumhuriyet Savcılığı Gezi eylemi suç değildir diye 74 kişiyi serbest bıraktı” dedi.
Haftanın bütün yorgunluğunu attırdı bize Ayşe Deniz…
Ve bugün yeniden kavuştuğu özgürlüğünün ilk gününde o sımsıcak gülüşüyle şunu dedirtti bize iri puntolarla: “BU DAHA BAŞLANGIÇ, GÜLÜMSEMEYE DEVAM.”
Ayşe Deniz’ler de olmasa çekilmezsin be Türkiye…
