Bundan böyle molotof atıp kamuyu zarara sokandan bütün bu zarar ziyan tahsil edilecekmiş.
Peki neden rüşvet alandan, yolsuzluk yapandan, ihaleye fesat karıştırandan, ellerinin altındaki kamu bankalarından sağa sola şeker dağıtır gibi kredi dağıtanlardan, kamuya verdikleri zararlar tahsil edilmiyormuş?
***
Bundan sonra, insanların üstünü, konutunu, işyerini aramak için “somut delil” bulunmasına gerek olmayacakmış, “makul bir şüphe” bulunması yeterli olacakmış.
Peki kimmiş bu şüphesine güveneceğimiz makul adam? Gezi’ye; yolsuzluk soruşturmasına darbe diyen adam mı? Çarşı Grubu’nu darbeci diye dava edenler mi? Yolsuzluk ve rüşveti soruşturanları darbeci diye içeri tıkanlar mı?