The Independent'ın başyazısı: IŞİD Türkiye'nin pis işlerini yapıyor

 

AKP hükümetinin IŞİD kuşatması altındaki Kobani’ye yönelik politikası dış basında geniş yer bulurken, The Independent gazetesi Türkiye’yi ‘eli kolu bağlı durmak yerine harekete geçmeye‘ çağırdı. Gazete, IŞİD’İn Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın eyleme geçmesi halinde çok daha kısa sürede yok edilebileceğini ancak örgütün ‘Türkiye’nin Esad yönetimi ve Kürtlere karşı pis işlerini yaptığını’ yazdı.

Independent’ın bugünkü başyazısı özetle şöyle:

Kobani düşerse vahşet büyür

IŞİD militanlarınca paylaşılan bir fotoğraf
IŞİD militanlarınca paylaşılan bir fotoğraf

* Üç taraftan IŞİD güçlerinin kuşatması altında olan Kobani kenti düşmek üzere. Bu, militan cihatçılar için dikkat çekici bir zafer teşkil edecek ve bölgede yeni vahşet olaylarının habercisi olacak, ki bölge bu tür olayların fazlasıyla acısını çekti.

* Olası bir trajedi aynı zamanda, Suriye’nin Türkiye’yle uzun ve geçişken sınırında, gaddarca bir karmaşıklığa işaret eden sürreal bir unsuru da içeriyor. IŞİD’in ilerleyişini durdurmayı amaçlayan ancak şu ana kadar sınırlı etkisi olan hava saldırılarına, yaklaşık 10 bin kilometre uzakta bulunan ve bölgede hayati çıkarı olmayan ABD liderlik ediyor. ABD’yi destekleyenlerse, yine uzakta bulunan diğer NATO ülkeleri.

‘IŞİD bayrağı yanı başında ama…’

* Fakat Kobani’nin dış mahallerinde dalgalanan siyah IŞİD bayrağını topraklarından görebilen Türkiye’nin, bölgede doğrudan, hayati ve acil çıkarları olduğu açık. Fakat NATO’nun ikinci büyük kara ordusuna sahip olan bu ülke eli kolu bağlı duruyor; Ortadoğu’da son 10 yıldır yaşanan çalkantıların bugüne dek ürettiği en vahşi İslamcı grupla sınır paylaşma ihtimalinden etkilenmemiş görünüyor.

IŞİD’le komşuluk zevkli değil ama…

* Türkiye’nin hareketsizliği, derin bir ikilemin yansıması. Türkiye Müslüman bir ülke ama vahşetiyle halkının çoğunluğunu dehşete düşen IŞİD’le komşu olmaktan zevk alacak değil. Diğer yandan, IŞİD fiilen Ankara’nın kirli işlerini yapıyor. Örgüt, üç buçuk yıldır devam eden iç savaşın en başından bu yana Türkiye’nin devirmeyi amaç edindiği Esad rejimin azılı bir düşmanı.

Olası Kürt devletine darbe

* Dahası, Kobani’nin düşüşü Kürtlere ve Türkiye’nin uzun zamandır, bazen de kanlı bir biçimde karşı çıktığı bağımsız ve birleşik Kürt devleti kurma amaçlarına ağır bir stratejik darbe vuracaktır. Fakat bu endişenin, Türkiyeli Kürtlerin yeni bir ayaklanma başlatma riskiyle dengelenmesi gerekiyor.

Türkiye içinde de saldırabilir

* Erdoğan, IŞİD’in Türkiye içinde saldırı düzenleme riskini de hesaba katmalı. Suriye’deki ihtilafın başlarında, Türkiye her türden Suriyeli muhalifin kendi topraklarına sığınıp buradan faaliyet göstermesine izin verdi. Bu muhalifler arasında, eğer Erdoğan nihayet bir müdahale emri verirse Türkiye içinde misilleme yapabilecek radikal cihatçılar da vardı.

* Kaçınılmaz biçimde, mevcut kriz aynı zamanda ABD ve müttefiklerinin daha fazla ne yapabileceği sorusunu da ortaya atıyor. Hava saldırıları IŞİD mevzilerini vurmakta sınırlı bir başarı sağladı fakat birçoklarının uyardığı gibi, tek başlarına yeterli değiller.

Çözüm kara harekatı değil

* O zaman ABD ve Batı kara harekatı başlatıp yeni bir Ortadoğu savaşının bataklığına mı sürüklenmeli? Hava saldırılarını daha iyi koordine etmek ve isabetli hale getirmek için özel kuvvetler gönderilebilecek olsa bile, bu sorunun yanıtı hala kesin bir ‘hayır’.

Bölgesel çözüm en iyisi

* Çözüm bölgesel olmalı. İdeali, Washington’ın biraraya getirdiği Ortadoğu ülkeleri koalisyonunun işi halletmesi. Fakat gerçek şu ki, bu koalisyonun üyeleri IŞİD’de ortak bir düşman görse de, gündemleri ve nihai amaçları arasında ciddi farklar olabilir. Ve ortak bir irade bulabilseler bile, IŞİD’in en çok tehdit ettiği ülke olan Irak’taki son askeri performans, iyimserliğe fazla olanak tanımıyor. Obama’nın deyimiyle örgütü ‘zayıflatıp imha etmeyi’ amaçlayan harekat yıllar alabilir. Fakat bu süre ciddi biçimde kısaltılabilir de – eğer Türkiye harekete geçmeye karar verirse…

Yazının İngilizce orijinali