Peşmerge, PYD ve PKK’yla Kürtler kendi yaşam alanlarında, bölgede IŞİD’in karşısında onu dengeleyip, püstürtebilecek tek unsurdur. Türkiye ve diğer ülkeler ne düşünürse düşünsün, IŞİD öyküsü nasıl biterse bitsin, 21. Yüzyılın ortalarında Kürtler o bölgelerin asli organize gücü haline geleceklerdir.
Kürt kozunu oynamak önce bu gerçeği görmeyi, onunla barışmayı ve işbirliğini ifade eder. ‘Kürt takıntısı ya da endişesini’ aşmayı, özellikle PYD ilişkilerini gözden geçirmeyi, Rojava bölgesini, dış Kürtleri çözüm sürecine bir dahil etmeyi gerektirir.
Türkiye’nin bu çerçevede, ‘dolaylı destek ve siyasi dirsek teması’ ile kendi alanlarını ve hayatlarını korumaya çalışan Kürt gruplarına destek vermesi barış sürecini derinleştirecek, özellikle Kobane’de yaşananlar dikkate alınırsa, hem insani açıdan el uzatmayı, hem siyasetin erdemini o bölgeye taşımayı, hem Kürtlerle ortak çıkar üzerine yeni bir pist açmayı mümkün kılabilir. Bu söylenenler fikri bir zorlama, uzak bir varsayım mı? Tersine Türkiye’nin arzu ettiği oyun kurucu rolüne uygun yeni ve somut bir yoldur. Demokrasiye en uygun model tutumdur. Ve kimi ağır hatalardan dönmesini mümkün kılacak bir kapıdır.