Gerek sözleşme gerek çıkartılan yasa, Türkiye’de kadınları şiddetten koruma ve toplumdaki statülerini güçlendirmeleri yönünde çok ileri kazanımlar getirmiştir. Ancak getirilen bu düzenlemelere rağmen kadına dönük şiddetin sıkça ölümle de sonuçlanan vakalarla devam ediyor olması, değil değiştirmek, sözleşmeye her zamankinden daha çok sahip çıkmamızı zorunlu kılıyor.
Türkiye gibi erkeği kadından üstün gören zihniyetin toplumun geniş bir kesiminde hala çok baskın olduğu bir ülkede, İstanbul Sözleşmesi’ndeki kazanımlardan geri adım anlamına gelecek en ufak bir adım dahi, yaratacağı olumsuz atmosfer ve psikolojiyle kadınların aleyhine sonuçlanacaktır.