AİHM, Türkiye’nin ‘zorunlu din dersleri sistemini reforme etmesi’ gereğine işaret ediyor. Türkiye bu işareti bir müdahale olarak değil, demokratik bir uygulamaya davet olarak görmelidir. Önce müfredat hızla elden geçirilmeli, ancak nihai olarak din dersi zorunluluğu kaldırılmalı, seçmeli hale getirilmelidir.
Açıktır ki, zorunlu olan ders, bir genel kültür dersi, din kültürü ve ahlak bilgisi dersi de olsa, yapılan başvurunun gösterdiği gibi bunu dersi veren öğretmenlerin donanımı itibariyle, ‘eğitimde objektivitenin sağlanması’, ‘bir dinin şemsiyesi altında kalınmaması’, ‘hedeflenen sonucun elde edilmesi’ mümkün değildir.
Bu tür bir zorlama ülkede bütünlüğü sağlamaz tersine bozar. Demokrasi önce farklılıklara saygıdır.