”Taşeron işçiye müjde”, “Yeni öğretmen kadroları”, “SGK borçlarına af” diye duyurulan bu kanun ile başka neler olacak, bakalım:
– Başta Rıza Sarraf olmak üzere, elmas, pırlanta gibi kıymetli taşların ticaretini yaparak “cari açığı kapatan” müteşebbislerden alınan yüzde 20 ÖTV kalkarken ekmek için KDV ödemeye devam edeceğiz. Buzdolaplarımız ise hâlâ “lüks”. Ola ki raflarına inci elmas koyabilelim diye.
– “Bir gün başımı sokacak bir ev yaparım belki” yahut yatırım amacıyla edindiğiniz tek arsanız için Yüce Devlet, “Altından metro geçireceğim” dediğinde, kamulaştırma bedeli talep etmeyi aklınızın ucundan bile geçirmeden, “Hay hay buyrun. O nasıl söz?” diyeceksiniz.
– Tek geçim kaynağınız olan üç-beş büyükbaş hayvanı otlattığınız mera, günün birinde “kentsel dönüşüm alanı” ilan edildiğinde, büyük şehre göç edeceksiniz. TOKİ’nin dar gelirliler için yapacağı eve para biriktirmek için, o meraların yerine dikilecek plazalarda “işçi” adıyla köleliğe razı olacaksınız.
– Zaten kısıtlı tüketebildiğiniz et ve süt ürünlerinin fiyatı aniden yükseldiğinde, bunun plazaların yok ettiği meralardan kaynaklandığı ise belki aklınıza bile gelmeyecek.
– Ülkenizin enerji ihtiyacının dörtte birini karşılayan TKİ elindeki linyit sahaları, özel şirketlere açıldığında ve madenlerde “yaşam odası” yapma yükümlülüğü bile olmayan özel iş güvenliği önlemlerini ihmal ettiğinde, “Soma kurbanlarına destek diye çıkarılan bir kanun vardı. Bu da mı o torbanın içine atılmıştı acaba?” diye hatırlamaya çalışacağız.
Torba kanun, “Yeni Türkiye’de” torba torba hak ihlalinin yeni adıdır.