Türkiye’de yıllarca baskı aracı olarak kullanılan ‘laiklik elden gidiyor’ algısının yerini ‘beka tehlikede, din tehlikede’ söylemi aldı. Yani iktidar böyle bir endişe ile hem kendi iktidarını hem de seçmenini zinde tutacağı düşüncesinde. Bu ilk günden itibaren yanlış bir düşünceydi ve en son İstanbul seçimlerinde hiçbir işe yaramadığı görüldü. Hamasetin tahammül edilmez boyutlara gelmesine karşı tepkiyi de zannedildiği gibi Millet İttifakı’nın tabanı değil, Cumhur İttifakı’nın tabanı verdi. İstanbul’da ikinci seçimlerde ortaya çıkan oy farkı başka türlü izah edilemez.