Son kertede geldiğimiz yer, hükümetlerin peş peşe Boris Johnson’ın ‘sürü bağışıklığı’ tercihine onay verdikleri akıl dışı bir yer! Sağlık yerine ekonomik menfaatleri başa koyan bir kumar, çılgınca bir zar atışı bu. Parkların kapalı ama fabrika ve AVM’lerin açık olduğu Türkiye’de ise 11 Mayıs belki de bir milat sayılacak.
Geçtiğimiz 8 ve 9 Mayıs günleri, 1945 yılında Avrupa’da faşizmin ezilmesinin şerefine, ‘zafer günü’ olarak kutlandı. 1918 İspanyol Gribi’nden 1939 İkinci Dünya Savaşı’nın başlamasına uzanan o gerici dalganın bir daha hortlamaması için, işçi sınıfı ve dünya halklarının olabildiğince örgütlü olması gerekiyor. Korona faturasının emekçilere yıkılması ve yeni bir emperyalist boğazlaşmanın durdurulması buna bağlı. 1945’te olduğu gibi faşizmin yenilmesi ve uzun bir süre tarih sahnesinden çekilmesi de buna bağlı.
Özetle, tıpkı dünya savaşları gibi pandemiler sonrası hayatın nasıl şekilleneceğini sınıf mücadelesinin seyri belirleyecek. Tarafsız, örgütsüz ve hazırlıksız yakalanan geleceği kaybeder.