Dindarların tutumunu anlamak o kadar zor değil… İyi de bu tutumu ‘gerilik’ olarak gören laik kesim mensuplarının Türkiye’deki irili ufaklı her felaketten AKP’yi sorumlu tutması daha farklı mı? Hükümet olmanın getirdiği sorumluluk alanlarının olduğu ve AKP’nin de burada çoğu zaman fazla hızlı ve yalap şalap iş yaptığı doğru. Ama bu ‘bizlerin’ yani kamusal alanı kullananların ve genelde vatandaşların kendi sorumluluğunu AKP’ye yıkmasını meşru kılar mı?
Maden çökmesi sonucu yüzlerce kayıp verilmesi, baraj kapağının açık kalmasıyla piknik yapanların suda sürüklenip boğulması, bir binada asansörün düşmesiyle on kişinin ölmesi sonuçta AKP’nin ve ‘Yeni Türkiye’nin yıkımı, çöküşü, bitişi olarak sunulabiliyor. Eğer gerçekten de bütün bunların sorumlusu AKP ise, bilinmesi gerek ki bundan böyle laik kesimin AKP’den kurtulma şansı hiç olmayacak ve bu düzen ilelebet devam edecektir.
Felaketlerin azalması ancak AKP’nin iradesiyle olabilir ve biz fanilerin bunu etkileme gücü yoktur… Çünkü eğer felaketi önleme gücümüz olsaydı zaten o yönde davranır ve engellerdik. Sonuçlar gösteriyor ki elimizden hiçbir şey gelmiyor… Öte yandan bu felaketlerin muhakkak bir sorumlusunu görme isteği yönetimi hedef tahtasına oturtuyor.