Mümtaz'er Türköne: hükümet dediğiniz kumdan bir kale midir ki, önüne gelen bir tekmede yıkmaya teşebbüs ediyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Çarşı Grubu’nun Başbakanlık’ın Beşiktaş ve Ankara’daki ofislerini ele geçirmek üzere eyleme geçmeleri, “ihtilal başladı” demeleri, “bu hükümeti düşüreceğiz” diye haberleşmeleri suçun oluşması için yeterli görülmüş. Böylece Gezi olayları Hükümet’e yönelik bir kalkışmaya, eylemler de “Hükümet’i ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçuna dönüşüyor.

Yalnız iddianame için çok ciddi bir eksik var.

Allah aşkına, hükümet dediğiniz çocukların kumdan yaptıkları bir kale midir ki, önüne gelen bir tekmede yıkmaya teşebbüs ediyor. İsnad ettiğiniz suçun bir inandırıcılığının olması; hükümetin bu sokak eylemleri ile yıkılabilmesi lâzım.

Böyle bir ihtimal mevcut muydu? O kadar istihbarat organı, güvenlik birimi ve kanun himayesine rağmen bir hükümet bu iddianamede yer alan imkânlara ve sayıya sahip bir örgüt marifetiyle yıkılacak kadar zayıf olabilir mi?

Siyasî suç tanımları, muhalefeti susturmak ve bastırmak için genişletilir. “Darbe”, “casus”, “ajan”, “hain” laflarını ne kadar sık duyuyorsanız, o ölçüde demokrasi ve özgürlükler için endişe taşımanız gerekir.

Demokrasi, iktidarı çoğunluğa emanet ederek işletiliyor. Peki çoğunluğun dışında kalanlar?

İktidarı emanet ettiğiniz çoğunluk, geri kalanları “darbeci”, “hain” ilan ediyorsa, siyasî suçun kapsamı genişliyorsa iktidar meşruiyet sorunu yaşıyor demektir.

Dikkat edin: Bugün başka herhangi bir şey değil sadece yolsuzluk iddiaları “darbeye teşebbüs” karşılığı görüyor.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı