Kemalist muhafazakârlar bunu “Atatürk’le özdeşleşmiş yerde oturmam” demek istediği şeklinde yorumluyor olabilirler. Bence asıl gerekçe başka: Tayyip Erdoğan her türlü yetkiyi kendi elinde tutan bir Cumhurbaşkanı olmak istediği için, kendine bir “uzmanlar”, “danışmanlar”, her neyse, böyle bir “ordu” kurmak niyetinde olmalı. Bu adamlara çalışacakları yer gerek, ofis gerek. Ayrıca bu yerler, ofisler vb. her şeyin başkanı olan Cumhurbaşkanı’nın yakınında, elinin altında olmalı. Zile bastı mı, Alaeddin’in cini gibi, bilmem ne danışmanı, karşısında dikilmeli.
Böyle bir tasarıma, dünya görüşüne dayanmayan Çankaya Köşkü’nü sanırım bu nedenlerle “matluba muvafık” bulmadı. Yeni yapılan binaya biçim vermek daha kolay.
Bu da, hayatın Tayyip Bey’in isteklerine, sevdiklerine ve sevmediklerine göre yeniden “dizayn” edilmesinin bir örneği. Bugünlerde bütün bu cephenin ağzından düşürmediği, tılsımlı bir söz gibi tekrarladığı “Yeni Türkiye” sloganının gerçek anlamı da bu olsa gerek: Yeni Türkiye = Tayyip Erdoğan denklemi.
Orman Çiftliği’ndeki binanın kendisini değil, yalnız resimlerini gördüm. Cumhurbaşkanı “konutu” dendiği zaman, bu işe göre fazla büyük, insanın aklına Çavuşesku’nun “ev”ini getiren bir bina. Ama herhalde konut olarak veya yalnızca “konut” olarak düşünülmüyor. Varolan sistemi bir “Başkanlık Sistemi” doğrultusunda değiştirirken, orası da “devletin yönetildiği” makam olacak.
Böylece, sabah Tayyip Erdoğan’la uyanıp gece Tayyip Erdoğan’la uykuya geçmemiz de devam ettirilmiş olacak. Tören kondu, tören kalktı, “sen neyin başkanısın” diye soruldu, Çankaya’ya gitti, Çiftlik’e geldi…
“Yeni Türkiye”ye hoş geldiniz.