Sayın Cumhurbaşkanı… Siz, ben, hepimiz, bugünkü varlığımızı, o binada ifadesini bulan Kurtuluş Savaşı’na ve Cumhuriyet’e borçluyuz. O Cumhuriyet’in bize bıraktığı özgür bir vatanda doğduk. O Cumhuriyet’in getirdiği eşitlikçi eğitim sayesinde okullarında okuduk. O Cumhuriyet’in getirdiği demokraside büyüdük. O Cumhuriyet’in geçtiği çokpartili rejimde iktidar olabildik, muhalefette kalabildik. Bugün camilerimiz açıksa, insanlar inançlarını özgürce yaşayabiliyorsa, o
Cumhuriyet sayesindedir. Öyle olduğu için, bugün mirasına sahip çıktığınız Celal Bayar oradan ayrılmadı. Bu ülkenin gerçek liberal devrimini yapan Turgut Özal, milletin sembollerini kurcalamadı, oradan ayrılmadı.
Büyük devletler sembollerini çok kolay yıkmazlar. Lenin’in heykellerini kıran Rusya’nın liderleri, Kremlin’nden ayrılmadı. Amerika’da hiçbir başkan Beyaz Saray’dan ayrılmaz. Kendilerine yaptırdıkları yeni binalarla tarih yazmaya kalkanlar kimlerdir diye bir bakarsanız, en güzel örneklerini doğu sınırımızın ötesinde başlayan o coğrafyada bulabilirsiniz. Hiçbiri adını tarihe altın harflerle yazdırmayı başaramamıştır.
Türkiye tarihinin halk tarafından direkt seçilen ilk Cumhurbaşkanısınız… Aldığınız oy yüzde 51 küsur olsa da, hepimizin Cumhurbaşkanısınız… Ama bir düşünün, halkının duygularını iki derin kutba ayıran bu oy, bu milletin hafızasına İstiklal Savaşı ve İstiklal Marşı ile yerleşen bir sembolü devirme hakkı verir mi… Bir düşünün lütfen…