İşte dün Çankaya’ya oturan adam bu hikayeden geliyor. Siyasi hayatının her yılı, hatta her ayı bir başka saldırı ve darbeyle geçen bir hikayeden.
Hepsini yendi. Askeri, bürokrasiyi, paraleli, meridyeni, içeridekini, dışarıdakini, hepsini. Meclis’ten Çankaya’ya çıkarken yürüdüğü yolun her metresini fazlasıyla hak etti. O yürüdükçe demokrasi yürüdü, onun kariyeri yükseldikçe demokrasinin standardı yükseldi. Erdoğan Çankaya’yı kazanınca, demokrasi kazandı.
O’nun mücadelesi üzerinden devlete, millet iradesine hükmeden bütün kurumlar kaybetti.
Yeni Türkiye bütün kurumlarıyla birlikte eski Türkiye’ye karşı zafer kazandı. Erdoğan’ın dün Çankaya’ya yürüyüşü o zaferin yürüyüşüydü.
O yüzden dün Ankara’da yaşanan devir-teslimden öte bir şeydi.
Bir devrin teslimiydi. Bir devrin demokrasiye teslimi…