Türkiye’nin güncel zamanına gelirsek, kabul edelim ki, siyasetçilerin futbola; futbolu yönetenlerin de “siyaset erk”ine bayıldığı gün gibi aşikâr.
Öyle ki, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bile dikkatini çekmiş olsa gerek bu siyaset-futbol kaosu topa giriverdi geçen hafta sonu. Ulaştırma Bakanı Cahit Turan’dan, “İnşallah Trabzon şampiyon olur..” sözünün hesabını sordu açık açık. Gerçi burada hedefinde sadece Cahit Turan yoktu. “Gelinim sana söylüyorum, kızım sen anla..” babından Trabzon’un koyu taraftarı kimliği sergileyen Damat Berat Albayrak’a da gönderme yapacak, isim vermese de F.Bahçeli yöneticilerle, konuyu sloganlara taşıyan taraftarları uyaracaktı.
Ne var ki, Sayın Cumhurbaşkanı, 1 yıl önce şampiyonluğa oynayan Başakşehir’i TV’de açık açık övmekten geri kalmamış, “Ben kurdum, iyi işler de yapıyorlar, şampiyonluğun da en güçlü adayı, maça gelirim, tribünler boş kalmasın..” türü mesajlar vermişti. Demek ki Erdoğan, “futbol-siyaset” ilişkisinin bir şeylere mal olduğunu anlamış olmalı ki frene bastı.