Atletizmle ilgilenenler bilirler, yarışın başlaması startını veren tabanca patlamadan bir atlet ya da atletler fırlarsa, buna “faux depart” denir. Yarış devam etmez. Yarışmacılar yarışa başlama çizgisine geri dönerler. “Faux depart”, Fransızca “yanlış” ya da “hatalı çıkış” anlamına gelen ve en yaygın haliyle atletizmde kısa mesafeli koşular için kullanılan bir terim.
Yeni AKP Genel Başkanı ve dolayısıyla yeni Başbakan Ahmet Davutoğlu, yeni görevlerine –esas olarak ikincisine- “faux depart” ile başladı. Tayyip Erdoğan, AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlığa “veda” konuşmasında Ahmet Davutoğlu’nun kendi boşaltacağı yerler için “paralel yapıyla mücadele” ve “Türkiye ve dünya meselelerine vukufiyeti” nedeniyle seçildiğini vurgulamış, Davutoğlu’nun bir “emanetçi” olmayacağını bildirmişti.
Davutoğlu’nun Gezi ve 17 ile 25 Aralık için söyledikleri, “Sayın Cumhurbaşkanı”nın “tercihindeki isabeti” haklı
çıkartan cinsten, onu “teyid edici” nitelikteydi.
… “Yeni Başbakan”ın bu sözleri Davutoğlu kalibresindeki bir akademisyen için “bilimsel metodoloji”ye uymayan bir “totoloji” örneği. Mantıkta buna eskiden beri “totoloji” denir. Yeni bir şey değil. “Yeni Türkiye” iddiasıyla ve Başbakan sıfatını üstlenmek için yola çıkan bir siyaset adamı için ise, önceden belirttiğim gibi, bir “faux depart”; “hatalı çıkış”, “yanlış başlangıç”…