Konuşmada bana tuhaf gelen yegâne unsur, son dönem Başbakan Erdoğan’ın konuşmalarına da damgasını vuran ”kutsallık” vurgusu. Ak Partililer artık kendi başarılarını sadece ”tarihi” değil, ”ulvi” bir terminolojiyle anlatıyorlar. ”Devleti kutsamıyoruz” diyen bir hareketin 12 yıl sonra geldiği nokta, kendini kutsama.
Davutoğlu da dün ”kutsal”, ”kutlu” gibi sıfatlar ve İslami referanslarla kendi dönemimin uhrevi bir anlamı olduğu söylemini devam ettirdi ki… Buna katılmıyorum. Siyaset, alt tarafı siyasettir. Parti de partidir. İktidar olmanın, yönetmelik çıkarmanın, bakanlar kurulu toplamanın, MGK toplamanın kutsal bir yanı yok. Ne burada, ne yukarıda.
Çünkü nihayetinde bu gezegende 8 milyar insan yaşıyor. Bunların sadece 77 milyonu bizde. Homo sapiens dediğimiz canlılar ise, 200 bin yıldır dünyada. Diyeceğim, hepimiz en fazla uzun bir yolda birer kum tanesiyiz.