Kadri Gürsel: 'Yeni Türkiye', Gezi ve 17 Aralık'ta çöktü

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Gezi ve 17-25 Aralık bu paradigmanın iflasını getirmemiş ve “yeni Türkiye” kısa sürede “ikinci eski Türkiye”ye dönüşmemiş olsaydı, Erdoğan dün yeni bir “Yeni Türkiye”nin doğum tarihini 28 Ağustos olarak ilan etmezdi. Bu bakımdan, öncelikle ve özellikle Gezi’den sonra “Yeni Türkiye” paradigmasının çöktüğü, dün Erdoğan tarafından teyit edilmiş bulunmaktadır.

Günümüzün değerler dünyasında demokratik, toplumsal ve ahlaki meşruiyet setleri paradigmaların payandalarıdır. Gezi ve 17-15 Aralık “yeni Türkiye”nin toplumsal ve ahlaki meşruiyet setlerini parçaladı.

Şimdi ise iktidar 30 Mart ve 10 Ağustos seçimlerinde aldığı olumlu sonuçlarla yeni demokratik meşruiyet setleri inşa edip bu açıkları kapatmayı deniyor. Aslında yapılmak istenen, iflas etmiş bir paradigmayla aynı ad altında yeni bir paradigma inşa etmek…

Başarılırsa, “yeni Türkiye” adı da restorasyon geçirmiş olacak. Ancak bu kolay değil; çünkü aynı suda iki kez yıkanmak imkansız. İktidar savaşa tutuştuğu eski dost ve müttefiklerinin adını bir gecede Esad iken Esed, Hizmet Hareketi iken “Paralel Devlet” yapıp, karşıt bir pozisyona geçmek için olumlu hafızayı silmek isterken bu gerçeğin farkındaydı sanki… Şimdi farkında değilmiş gibi davranıyor.

Kadri Gürsel’in yazısı