Bir ülkede konut balonu olup olmadığına hiçbir zaman tek bir göstergeye bakılarak karar verilemez elbette. Ancak, inşaat ve büyük altyapı işleri odaklı büyümenin bir maliyeti var. Sadece iç pazara odaklı, borcu en yüksel sektör olmanın yanında dış borçla çevrilen, üstelik satışlar düşerken fiyatların arttığı bir lokomotif sektörden bahsediyoruz.
Konut stoku bir milyonun üzerinde, yeni kentsel dönüşüm projeleriyle bu rakamın iki milyonu bulması bekleniyor. Bu haliyle balon var mı yok mu belki kesin bir şey söylemek zor ancak, ciddi bir sıkıntı olduğu muhakkak. Sıkıntı, yandaş iş dünyasına “kurtarın” emriyle çözülmeye kalkılırsa o zaman patlayanın balondan daha büyük ses çıkartacağı kesin…