“Paralel yapı ile mücadelesi” sayesinde tayin edilen Davutoğlu 2012 ortasında “Paralel yapı”nın olimpiyatında, Konya’da diyor ki:
“Allah bu faaliyetleri organize eden ve destek olanlardan, özellikle de öncülüğü, ilhamı Gülen’den razı olsun.”
Dışişleri Bakanı olarak “Hizmet okullarına katkı”nın görevleri olduğuna, kutlu yolculuğun hangi aşamasında kim ne katkıda bulunuyorsa başları üzerinde olduğuna, misyonun ve hayatın anlamının bu olduğuna dair cümleler.
Bakın Suriye’de ne olacağını bilemeyen, 2012’de “Esed gidecek, gitmezse istifa ederim” buyuran, Mursi’nin başına gelenleri, Suudiler’in kazıklarını, Işid’in ortaya çıkışını, Musul’da onca vatandaşın rehin alınacağını öngöremeyen, bilemeyen bir “dış yanılgı”dan bahsetmiyoruz.
Basbayağı, kendi deyişleriyle “içerideki hainler”i dahi fark etmeyen, o bir yana “Paralel Kapı” önünde övgüler düzen bir hal bu!
Elele tutuştuklarının nabzını ölçemeyen, ne istedilerse verirken neden istediklerini idrakten aciz bir durum olmalı!
Öyleyse de rezalet… Yok, yalandan övgüler düzülmüşse de rezalet!