Cengiz Çandar: Davutoğlu, demokrasi tutkusunu Erdoğan karşısında da gösterebilecek mi?

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Başbakan” Ahmet Davutoğlu’nun “Sayın Cumhurbaşkanı” ile ortak mesaisinde en fazla zorlanacağı alanlardan birinin, “demokratik hak ve özgürlükler” olacağı anlaşılıyor. Tabii, Ahmet Davutoğlu, bugüne kadar bildiğimiz Davutoğlu ise… Davutoğlu için her türlü eleştiri yapılabilir ama “zalim ve otoriter eğilimler”e sahip olduğu asla söylenemez.

Zaman ve şartlar değişince, insanlar değişebiliyor. İktidar sahipleri haydi haydi değişiyor. Ahmet Davutoğlu’nun bu yönde bir değişim göstermesini temenni etmeyiz. Fakat, Ahmet Davutoğlu’nun “paradoksu” tam da böyle bir noktada kendisini ortaya koyacak. Zira, bir gözlemcinin ironik biçimde belirttiği gibi “Yeni Türk Başbakanı’nın en önemli görevi, başbakanlık makamının önemini azaltmak olacaktır.”

Ahmet Davutoğlu, mevcut Türk anayasal sistemindeki başbakanlık yetkilerinden “Sayın Cumhurbaşkanı” için feragat ettiği ölçüde, “genel başkan ve başbakan” olarak atanmış olmasının gereğini yerine getirmiş olacaktır. Aksi bir davranış, “Sayın Cumhurbaşkanı” ile arasında sıkıntı yaratır. “Güçlü bir profil” çizme konusunda iddialı olan Davutoğlu, kendisi için “zayıf kişilik” seçer mi?

Seçerse, öyle “zayıf bir kişilik” genel başkanlığındaki AKP, 2015 genel seçimlerinde, Tayyip Erdoğan’ın arzuladığı anayasa değişikliğine imkân verecek sandalye sayısını elde edebilir mi? Edemeyeceği çok muhtemel. Paradoks… “Yeni Türkiye” adı verilen “tek adam paradigması”ndan bir de “Ahmet Davutoğlu paradoksu” çıktı.

Cengiz Çandar’ın yazısı