Sen onca ilim adamı tezlerinle, “stratejik derinlik” ile gel, onca zaman Dışişleri bakanlığı yap… Fakat liderin, hamin seni oradaki başarıların, tezlerinin derinliği, diplomatik ustalığınla övmesin; başbakanlık, genel başkanlık liyakatini onlarla ölçmesin…
Başbakan tayin edilme sebebini “Paralel yapı ile mücadeledeki kararlılığı” diye açıklasın. Demek başkaları o kadar iyi mücadele etmiyor partide ve hükümette! Sanki İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Jandarma Komutanı veya özel sulh ceza savcısı atanıyor. Sanki istihbarat şefidir, başbakan yapılan.
Nerede Ortadoğu politikasına, Suriye başarısına, Mısır mucizesine, Libya şahikasına, AB kapısının ardına kadar açılmasına övgü! Nerede Filistin ve İsrail politikalarına, Gazze yiğitliğine, ABD’yi dize getirmeye, Almanya’yı dinlediğine pişman etmeye övgü!
Nerede Balkanlar’dan Kafkasya’ya, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya “Türk dış politikasının ortalıkta şaha kalkmasına” övgü! Nerede “Yeni Osmanlı”nın yedi kıtada, dört denizde, Avrupa’dan Asya’ya at koşturan seferlerine övgü! Hiçbiri yok.
Başbakan olma sebebi, “TIR vakası, Suriye tapeleri, paralel mağduriyeti” diye açıklanıyor tek seçici, en yetkili ağız tarafından. O vakit “en çok dinlenen” kimse o başbakan olsaydı; yahut içeriden dışarıdan en yoğun dinlenen mi seçildi acaba?