Sadece bu coğrafyada değil. Doğuda batıda, az gelişmiş çok gelişmiş, Müslüman Hıristiyan, her toplumda kural aynı. Düzeni sorgulayanlar arasında önce kadınlar hedef seçilir. Beyinleri değersizleştirilmek, cesaretleri kırılmak istenir. Fiili, sözlü cinsel şiddet üzerinden yürür hep bu linç kampanyaları.
Geçen akşam Ceyda Karan’a yapıldığı gibi. CNNTürk’te Şirin Payzın’ın moderatörlüğünü yürüttüğü Ne Oluyor programına çıkan Karan cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin eleştirilerde bulundu. Karşısında oturan Yeni Şafak Gazetesi muhabiri erkek kişi Karan’ın sözlerini ânında çarpıttı. Karan’ın seçmenlere “aptal” deyip aşağıladığını buyurdu. Pusuya yatan “yandaş” tetikçiler hiç vakit kaybetmediler. Daha program sürerken twitter üzerinden Karan’a saldırmaya başladılar. “Aptal sarışın”, “travesti suratlı” vb. Karan’ın yemediği hakaret kalmadı.
… Erdoğan kültü etrafında palazlanan neo-lümpenlerden bahsediyorum. Muhafazakâr bir dostumum deyişiyle “IŞİD’den bir tık geri adımda olanlardan”…
Bu güruh ilk “savaş tecrübelerini” Musul’da değil Gezi Parkı’nda edindiler. Başta Melis Alphan, Şirin Payzın, Selin Girit, Tuğçe Tatari, Banu Güven, Nuray Mert, Ece Temelkuran ve düşman belledikleri nice “orospuyu” sosyal medya aracılığıyla hedef tahtasına oturttular. Bizleri “s-ke, s-ke” öldüreceklerini ilan ettiler.
İşin en acıklısı başörtüsü için omuz omuza mücadele verdiğimiz nice kadın arkadaşlarımız bizlere yapılanların karşısında sus puslar. Tam tersi vicdanları hırslarına esir düşen bazı hemcinslerimiz aleyhimizde yürütülen kampanyaların başkomutanlığına soyunmuş vaziyetteler.