Umalım ki, aklıselim galebe çalsın. ‘28 Ağustos’a kadar görevi vekaleten başkasına bırakmayı düşünmüyor musunuz’ sorusuna Erdoğan şu ‘zarif’ cevabı vermişti: ‘Ya, git işine bak, ya…’
‘Git işine bak ya’ demokrasisinin diplerine doğru tam gaz seyahat halindeyiz.
Peki, Resmi Gazete’ye ‘görevinizi yapın yoksa görev ihmalinin vebali er geç sorulur’ diyecek bir devlet yetkilisi var mı, yok mu? 27 Nisan 2007’de demokrasiyi uçurumun kenarından çekip alan Abdullah Gül, cumhurbaşkanı olduğu halde bu rezalete neden müdahale etmiyor? AKP’yi kapatma davası rezaletinden Türkiye’yi çekip alan kilit kişilerden biri olan AYM Başkanı Haşim Kılıç, ne zaman bir çift laf etmeyi düşünüyor?
Bu ‘yeni teamüller silsilesi’nin Türkiye’yi bu veya bunu izleyen dönemlerde nasıl bir keyfilik ve otoriterlik, ‘gidin işinize haydi’ yönetimine kapıları açtığını, girilen bu yolda daha tehlikeli, anti-demokratik adımların ardının arkasının kesilmeyeceğini kimse göremiyor mu?