Sedat Ergin: Ergenekon'un arkasındaki 'Erdoğan perspektifi' ortada

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

(Ramazan) Akyürek’in açıklamalarından çıkan en çarpıcı mesaj, Ergenekon soruşturmasının Erdoğan’ın kendilerine verdiği bir perspektif çerçevesinde, hükümetle yakın bir işbirliği içinde yürütüldüğüdür. Bu da Ergenekon dosyasının, savcılığın (Zekeriya Öz) rolünün ikincil planda kaldığı, hükümet perspektifiyle yol alan polis merkezli bir çalışma olduğunu gösteriyor.

Bu noktada hatırlanması gereken hususlardan biri, gazeteci Hrant Dink’in 19 Ocak 2007 tarihinde öldürülmesinden sonra polis tarafından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a verilen bir brifingin aslında aynı yıl haziran ayında başlayan Ergenekon soruşturmasının ilk ipuçlarını da taşımasıdır.

Gazeteci Nedim Şener’in 2011 yılında Dink cinayetiyle ilgili yazdığı “Kırmızı Cuma” başlıklı kitapta bu konuda ilginç bilgiler var. Buna göre Emniyet tarafından 2011 Şubat ayında düzenlenen bu brifingde Erdoğan’a Dink cinayetiyle bağlantılı görülen şahıs ve örgütlerle ilgili bir şema da sunulur. Şener’in belgesini yayımladığı bu şemada adı geçen kişilerin büyük çoğunluğu dört ay sonra başlayan Ergenekon soruşturmasının muhtelif dalgaları içinde tutuklanıp Silivri’ye gönderilmiştir.

Akyürek’in sözleri Erdoğan’ın siyasi direktifini teyit etmesi itibarıyla Ergenekon’un siyasi bir dava olduğu yolundaki tezleri teyit eden bir nitelik taşıyor. Bu yönüyle Ergenekon davasına bakışı etkileyeceği söylenebilir.

Sedat Ergin’in yazısı