İngiliz dergisi The Economist, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerini değerlendirdiği haberinde Başbakan Tayyip Erdoğan için ‘Usta bir manipülatör‘ benzetmesi yaptı.
The Economist, ‘Despot mu, yoksa kendinden emin bir lider mi?‘ başlıklı makalede bir de karikatür kullanıldı. Dergi, Osmanlı sultanlarına benzettiği Erdoğan’ı, uçan bir halıyla ‘Başbakan‘ yazılı bir camiden ‘Cumhurbaşkanı‘ yazılı bir camiye uçarken resmetti.

Economist’in makalesi, özetle şöyle:
* Erdoğan’ın halk tarafından seçilmiş ilk cumhurbaşkanı olma hedefine birinci turda ulaşacağından çok az kişinin şüphesi var. Anketlere göre, katılım oranının yüzde 80’in altında kalması halinde, Erdoğan yaklaşık yüzde 55 oranında oy alacak ve 24 Ağustos’taki ikinci tura gerek kalmayacak.
Hala popüler olması kafa karıştırıcı
* AKP’nin 2002’de iktidara gelmesinden bu yana Erdoğan’ın azalmayan popülaritesi, kafa karıştırıcı görünebilir.
Aralıkta başlayan ve ailesiyle kabine üyelerinin yanı sıra kendisine yakın işadamlarını hedef alan bir soruşturmayla yolsuzluk, rüşvet ve kara para aklama iddiaları ortaya atıldı. Erdoğan yanlış bir şey yaptığı iddiasını reddediyor.
Mart ayında, birçoklarının gevşek güvenlik önlemlerinden kaynaklandığını düşündüğü facia nedeniyle, 301 işçi yok oldu. Olay yerinde protestolara maruz kaldığında, Erdoğan bir işçiye tokat atarken görüntülendi. Danışmanlarından biri de, güvenlik görevlileri tarafından yerde tutulan bir protestocuyu tekmelerken kameralara takıldı.
Rehineler canlı kalkan olarak kullanılıyor
* İslam Devleti örgütünün, Türkiye’nin Musul Başkonsolosluğu’nun 49 çalışanını muhtemel Batı müdahalesine karşı canlı kalkan olarak rehin tutması da hükümetin hatalarına bir yenisini ekledi. Türkiye, Iraklı Kürtlerin konsolosluğun boşaltılması yönündeki uyarısına kulak verseydi, rehineler muhtemelen kaçabilmiş olacaktı.
* Erdoğan’ın başarısı ekonomiden kaynaklanıyor. Son 10 yılda milyonlarca Türkiyeli yoksulluktan kurtuldu. Mali kriz Avrupa’yı vuruken, Türkiye’nin ekonomisi büyük ölçüde iç tüketim sayesinde büyümeye devam etti.
2011’den önce çok farklıydı
* Erdoğan’ı eleştirenler onu bir despot (basını susturdu, yargı ve güvenlik servislerine kendi adamlarıyla doldurdu, yolsuzluk soruşturmasını bastırmak için yasaları yeniden yazdırdı), destekçileriyse istikrar getiren bir lider olarak görüyor.
Eski futbolcu, ordunun pençelerini söktü ve başörtüsü yasaklarını hafifletti.
Kürtlerle müzakere eden ilk kişi de oydu.
2011’de yeniden seçilmeden önce Erdoğan, Türkiye’yi daha zengin, özgür ve mutlu bir yer haline getirmek konusunda, ağız dalaşından başını kaldıramayan laik seleflerinin hepsinden daha fazla şey yaptı.
Giderek otoriterleşti
* Fakat giderek otoriterleşti. Kendisi ayrıca bir manipülasyon ustası.
Geçen yıl hükümetin Taksim Meydanı’na bir alışveriş merkezi yapma planlarına karşı kitlesel protestolar patlak verdiğinde, Erdoğan seçmen tabanını bu eylemlerin komplocu Yahudilerin ve onların (Economist dahil) medyadaki müttefikleri tarafından örgütlendiğine inandırdı.
Aralıkta yolsuzluk skandalları patlak verdiğinde, suçu Fethullah Gülen’e atıp, onun AK Parti’yi devirme amaçlı küresel bir komplonun parçası olduğunu iddia etti.
Amaç Çankaya’dan yönetmek
* AK Parti liderinin bir sonraki hedefi, Türkiye’yi Çankaya Köşkü’nden yönetmeye devam edebilmek için cumhurbaşkanlığının yetkilerini güçlendirmek.
* Hükümet baskısı altında işini kaybetmiş onlarca köşe yazarından biri olan Nuray Mert, Erdoğan’ın ‘Saddam Hüseyin tarzı Baasçı bir rejim’ dayatmak istediğinde ısrarcı. Türkiye’de her yerde, Erdoğan’ın devasa portreleri var.
Ekonomi alarm veriyor
* AK Parti şimdilik, cumhurbaşkanının yetkilerini artıracak anayasa değişiklikleri için ihtiyaç duyulan üçte ikilik Meclis çoğunluğundan yoksun.
Kritik biçimde, ekonomi de bocalamaya başladı. Enflasyon yükseldi; büyüme oranı yaklaşık yüzde 4’e düştü. Türkiye’nin en büyük ikinci pazarı olan Irak ve Suriye’yi içine çeken şiddet yüzünden ihracat da azalıyor.
Anahtar Kürtlerin elinde
* Erdoğan (yerine yerleştirmeyi umduğu kukla başbakan aracılığıyla), bunların etkileri hissedilmeden erken seçim çağrısı yapabilir. Ancak AK Parti onun rüyalarını gerçekleştirmesine yetecek sayıda milletvekili çıkaramayabilir.
Böyle bir durumda, Erdoğan daha fazla siyasi taviz karşılığında desteklerini almak için yüzünü Kürtlere dönecektir.
Eğer bu destek gelmezse, Erdoğan’ın gücü nihayet azalabilir ve böylece, yeni bir lider için yol açılabilir.
Birçokları, bunun Türkiye için en iyi sonuç olacağı görüşünde.