Kaftancıoğlu konusunda tahammülü salık veren bir zatın kendisine yönelik en ufak eleştiri karşısında tahammülü aşan bir saldırganlığa başvurması ayrıca manidardır. Tahammülü salık verenlerin asıl kendilerinin tahammül sahibi olmaları gerekmez mi? Canan Kaftancıoğlu’na tahammülsüzlük söz konusu değildir. Söz konusu olan fikirleri değil, aleni tahkir ve tezyif içeren, kin ve nefret suçu kapsamına giren hayasız ve hakaretamiz saldırılarıdır. Teröre ve terör örgütü mensuplarına arka çıkan sözleridir. Bunlara tahammül etmemek de demokrasinin bir gereğidir.
Ve bütün bunları en sert biçimde eleştirmek de “ifade özgürlüğü” kapsamındadır.