Mümtaz'er Türköne: Devlete asalak sermayenin oligarşik düzeni ile beslenen Erdoğan'ın kişisel iktidarı sürdürülemez

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

İmam-hatip projesi, TÜRGEV ve parti örgütü tarafından dağıtımı yapılan sosyal yardımlar, bir dindarlaşma gayreti değil, Erdoğan otokrasisinin totaliter ve popülist araçları idi. Cemaat-Erdoğan çatışması olarak takdim edilen ve dershane tartışması ile görünür hale gelen sorun, aslında tabiatı gereği otokrasiye teslim olmayan sivil İslâm’ın direnci idi ve sonuçta tek sivil direniş olarak kaldı.

Cemaat-Erdoğan çatışmasını, aynı sermaye grubunun ve sosyal tabanın devlete olan mesafesine göre ayırmayı deneyin. Bir tarafta devlete “gölge etme” diyen gerçekten sivil toplum ve özel teşebbüs, öbür tarafta devlet rantı ile yaşayan asalak ve bir sermaye oligarşisi.

17 Aralık, devlet içindeki ortak bilincin bu otokratik düzeni alaşağı ettiği bir dönüm noktası olarak hatırlanacak. Devlete asalak sermayenin oligarşik düzeni ile beslenen Erdoğan’ın kişisel iktidarı artık sürdürülemez durumda. Sonra? AK Parti’yi iktidara getiren ve 12 yıl ayakta tutan dinamikler hâlâ canlı. Bu dip dalga mutlaka siyasette yeni bir temsil mekanizması oluşturacaktır.

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı