Ayrıca, elinde NATO gibi bir araç vardır ABD’nin. NATO, kimilerinin sandığı, savunduğu gibi, bir savunma ve güvenlik örgütü değildir. Bunun çok ötesinde, dış siyasetten iç siyasete, ekonomiden akademiye dek her alanda işlevsel, örgütlü bir kuruluştur. ABD, çıkarlarını NATO üyesi ülkelere dayatan, onların iç siyasetinde kurumsallaştıran bir teşkilattır. ABD, emperyalizmin saldırı ve işgal aygıtıdır.
Türkiye’nin görmesi gereken şudur: 1990’ların başından beri Kürt devleti kurmak için çalışmalarını hızlandıran ABD, hedefindeki 4 bölge ülkesini (Irak, Suriye, İran, Türkiye) aynı anda yenemeyeceğini bildiğinden, işi zamana yaymıştır. Bu ülkelere teker teker çullanmış, Irak ve Suriye’de hayli yol almıştır. Türkiye’yi ise dışarıdan değil, içeriden çözmeye, çökertmeye odaklanmıştır. 90’lardan beri yaşadığımız süreç, bunun açık kanıtıdır.