CHP: Seçim iptalinin itirazımızla ilgisi yok, istediğimiz tedbir kararı uygulanmadı

CHP Parti Meclisi Üyesi, Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, AKP İstanbul adayı Binali Yıldırım tarafından öne sürülen İstanbul’da oy sayımına mesai saatinden sonra, yasalara aykırı olarak itiraz ederek yedi ilçede sayımı durdurdukları iddiasını yalanladı ve güvenlik kamerası görüntülerinin sızdırılması hakkında İstanbul Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığı hakkında yasal süreç başlattıklarını açıkladı.

Fotoğraf: DHA

Tezcan, CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında,  “CHP’nin 2 Nisan’da oyların sayımını engellemek için mesai saatinden sonra başvuru yaptığı, eski İstanbul İl Seçim Kurulu Başkanı hakim Müberra Gürdal ve iki üye hakimle işbirliği yaptığı” iddiasıyla yayınlanan haberleri yalanladı.

Bülent Tezcan, AKP yanlısı medyada yayınlanan görüntülerden önce gün içinde dört itiraz başvurusu daha yaptıklarını söyleyerek, “O gün beş tane itirazımızı yok sayıp, sadece akşam mesaiden sonra itiraz verilmiş gibi kamuoyunu bir yalanla aldatma peşindeler. Seçim kurullarında itiraz mesai saatine bağlı değildir, 24 saat esasıyla çalışır. Mesai saati kavramına bakmaksızın seçim hukukunda itirazı gece yarısı da karar bağlar. Orada herhangi bir biçimde hakimlerle hiçbir temas olmadı. Dilekçe seçim müdürüne verildi. Bunu da yalanla değiştirip kamuoyunu yanıltmaya çalışıyorlar” dedi.

Tezcan’ın basın toplantısına, CHP Genel Başkan Yardımcıları Oğuz Kaan Salıcı ve Seyit Torun, CHP İstanbul Milletvekili İbrahim Kaboğlu, İstanbul Hukuk Komisyonu Başkanı Doğuşcan Aydın Aygün de katıldı.

Tezcan, şöyle dedi: “Herkese açık olan adliye kapısında vatandaşın hakkını aramak üzere hakkını kullananlara güvenlik kameraları görüntüleri üzerinden bir senaryo yazmışlar ve kumpas hazırlamışlar. Şikayet hakkımızı kullanmak üzere gittiğimiz görüntüleri sanki bir çete faaliyeti gibi kamuoyuna yansıtma peşindeler. Daha vahim olan ise görevlerini yapmak üzere adliye binasına giren hakimleri hırsızın eve girmesi gibi bir görüntüyle servis edip, kamuoyuyla paylaşmışlar.”

Bülent Tezcan, seçimin iptal sebebinin bu itiraza bağlanmasına ise şöyle tepki gösterdi: “Bir başka yalana daha başvurdular. ‘Bu karar nedeniyle İstanbul seçimlerinde oyların yüzde 90’ının sayılması engelledi. Bu sebeple seçimler yenileniyor’ diye haber yapıyorlar. Şimdi bu kurgu üzerinde seçimin yenilenme sebebi ‘bu’ diyorlar. O tedbir kararı uygulanmadı. Geçersiz oyların tümü sayıldı. Bir kısım ilçelerde de bütün oylar sayıldı.”

‘İstanbul Başsavcısı ve Adalet Bakanlığı hesabı verecek’

AKP yanlısı medyaya servis edilen görüntülerin, ‘Devletin ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcısının mahremiyetinde olduğunu’ ifade eden Tezcan, konu ile ilgili yasal süreci başlattıklarını şu sözlerle ifade etti: “O görüntüleri basına servis ederken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı bu işin neresindedir? Hesabı verecek. Adalet Bakanlığı bu işin neresindedir? Kaybettikleri bir seçim uğruna devleti ayağa düşürdüler. Vatandaşın şikayet hakkını kullandığı adliyedeki güvenlik kamerası görüntüsünü bir suç organizasyonun parçasıymış gibi göstermeye çalışarak, bir başka suç organizasyonunun içine giriyorlar. Bu bir suç organizasyonudur, kumpastır. Bununla ilgili yasal süreci başlattık.” 

Binali Yıldırım’ın da canlı yayın tartışmalarında sık sık dile getirdiği ve AKP yanlısı medyada öne sürülen haberlerde, ‘İstanbul’da oyların yeniden sayımını önleyerek milli iradeye darbe vuran işbirliğinin skandal görüntüleri’nde, ‘2 nisan akşamı oylar yeniden sayılırken, İl Seçim Kurulu eski başkanı Hakim Müberra Gürdal ve iki üye hakimin, CHP heyeti ile gizlice görüştüğü’ ve ‘o buluşma sonrası 7 ilçede oyların yeniden sayımının jet hızıyla durdurulduğu’ iddia ediliyordu.