Şanlıurfa Barosu: Halfeti'deki işkencenin takipçisiyiz

Şanlıurfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, Halfeti ilçesinde 18 Mayıs’ta gözaltına alınan 51 kişinin kötü muamele ve işkenceye maruz kaldığını doğruladıklarını ve konu ile ilgili hukuki sürecin takipçisi olduklarını söyledi.

Şanlıurfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, basın toplantısında. Fotoğraf: DHA

Halfeti’nin Dergili mahallesinde 18 Mayıs günü PKK’lılar ile çıkan çatışmada Komiser Yardımcısı Şükrü Can Kayadibi’nin hayatını kaybetmesi, polis memurları Mahmut Aykal ve Ramazan Kaya’nın yaralanması ardından başlatılan soruşturma kapsamında 51 kişi gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 37’si adli kontrol şartıyla salıverilirken, 14 kişi tutuklanarak cezaevine konulmuştu.

Şanlıurfa Baro Başkanı Abdullah Öncel, bugün düzenlediği basın toplantısında, gözaltına alınan 51 kişiye yönelik kötü muamele ve işkence yapıldığına dair tespit ve raporların bulunduğunu öne sürdü. Öncel, sorumlularının derhal yargı önüne çıkartılması gerektiğini, şu sözlerle ifade etti:

“Şanlıurfa Barosu İnsan Hakları Merkezi’ne yapılan toplam 51 mağdur ve mağdur yakını başvurusu üzerine, heyetimizin yaptığı birebir görüşme, adli raporlar, ayrıntılı anlatımlar, gözlem ve incelemeler, gözaltına alınan şahısların işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını doğrulamaktadır. Avukatlık Kanunu’nda barolara, insan haklarını korumak, hukukun üstünlüğünü sağlamak ve bu kavramlara işlev kazandırma özelliği verilmiştir. Söz konusu iddialar üzerine baromuzca bir heyet oluşturuldu ve süreç takip ediliyor. Heyetimiz 2015 yılından beri işkencenin sistematik hale getirildiği Şanlıurfa’da işkencenin son bulması adına hükümeti derhal gerekli girişimlerde bulunarak, bu insanlık suçunu işleyen ve bu suça ortak olanların yargı önünde hesap vermesi için harekete geçmeye davet ediyoruz.”

Baronun raporundan: Birçok mağdur cinsel işkenceye maruz kaldı

Bianet’in haberine göre, Şanlıurfa Barosu tarafından olaya ilişkin bugün açıklanan raporda, gözaltındakilerin gördüğü işkenceye ilişkin tespitler şöyle:

“Şanlıurfa Barosu İnsan Hakları Merkezimize yapılan toplam 51 mağdur/mağdur yakını başvurusu üzerine heyetimizin yaptığı birebir görüşme, adli raporlar, ayrıntılı anlatımlar, gözlem ve incelemeler; gözaltına alınan şahısların işkence ve kötü muameleye maruz kaldıklarını doğrulamaktadır.

Gözaltı süresi uzatımı sebebiyle 25.05.2019 tarihinde Şanlıurfa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine getirilen mağdurların fiziki durumlarında işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları Sulh Ceza Hakimliği tarafından da gözlemlenmiş olup bu durum zapta geçirilmiştir.

Mağdurların gözaltına alınış esnasında mukavemet göstermemiş olmalarına rağmen gerek kendi ikametlerinde gerekse de Halfeti ve Bozova Jandarma karakollarında elleri arkadan bağlanarak yüzüstü yatırılıp görevli emniyet personeli tarafından toplu şekilde kötü muameleye maruz bırakılmıştır. Bu muamele saatlerce sürmüştür. Söz konusu karakollardaki güvenlik kamera kayıtları ve mağdurların ikamet adresleri aranırken çekilen görüntüler incelenirse bu durum açıkça görülecektir.

Olay anında yapılan baskınlarda evlere zarar verildiğini tespit etmiş bulunmaktayız.

Mağdur avukatları gözaltında bulunan müvekkilleri ile yasaya uygun şekilde görüştürülmemişlerdir. Avukat ile müvekkili arasında vekaletname gerekmeksizin görüşme yapılabiliyor iken görüşmeye giden avukatlara vekaletnamenin olması gerektiği dayatılmıştır. Mağdurların gözaltına alındığı ilk günlerde avukatlar müvekkilleri ile hiç kimsenin duymayacağı şekilde görüşmeleri gerekirken ancak bir polis nezaretinde ve Türkçe dilinde görüşme yapabilecekleri söylenmiş, aksi takdirde görüştürülmedikleri tespit edilmiştir. İfadeler alınmadan önce menfaat çatışmasının varlığı söz konusu değilken bir avukatın yalnızca bir kişi ile görüşmesi avukatlara dayatılmıştır. Bu durumun bizlerde resmi ifade işleminden önce yasak usullerle sorgu ve mülakat yapıldığı kanaatinde olmamıza neden olmuştur.

Heyetimizle görüşmeyi reddeden soruşturmayı yürüten savcının hukuka uygun olarak süreci yönetemediği kanaatindeyiz. Yasaya açıkça aykırı durumlarda hukuki refleks gösteren avukatların bile savcılık tarafından soruşturma açmakla tehdit edildiği ve yasal taleplerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir.

Soruşturmanın başından sonuna kadar gerek savcılık tarafından gerekse de emrindeki kolluk birimlerince avukatlara yönelik olumsuz tutumlarıyla yasaya uygun bir şekilde mesleklerini icra etmek isteyen avukatlar engellenerek şüphelilerin adil yargılanma ve savunma hakkı ihlal edilmiştir.

Savcılık ve Sorgu hakimliğine çıkartılırken bir kısım sorgularda ellerinin bağsız olması gereken şüphelilerin elleri hakim ve savcı karşısında çözülmemiş olup ters kelepçe ile ifade ve sorgu işlemleri yapılmıştır.

Dosya müdafilerince soruşturma esnasında tespit edilen birçok usulsüzlük ve kötü muamele işlemleri ile ilgili yapılan yazılı başvuruların dahi dikkate alınmadığı ve kollukça yapılan birçok usulsüzlüğe göz yumulduğu tespit edilmiştir.

Bir kısım sorgu tutanaklarına da yansıdığı üzere gözaltı uzatma ve değerlendirme duruşmalarının avukatların yokluğunda yapıldığı.

Gözaltı süresince şüphelilere hekim kontrolü yapılması gerekirken hekimin Şanlıurfa Terörle Mücadele şubesine gelip tıbbi usullere uygun muayene yapmadan darp ve cebir izi olmadığına ilişkin rapor verdiği tespit edilmiştir. Aynı şekilde mağdurların hastanelere götürüldükleri zaman da muayenelerin usulüne, mevzuata ve yasal zorunluluklara uygun bir şekilde yapılmadan geri getirildikleri tespit edilmiştir.

Tüm mağdur beyanlarında geçtiği üzere Şanlıurfa Terörle Mücadele şubesinin ikinci katında arşiv benzeri, iki yanında dosyanın olduğu bir koridordan geçip ulaşılan odanın içerisinde birtakım kişilerin olduğu ve bu kişilerin mağdurlara işkence yaptığı anlaşılmıştır.

Mağdurların bazılarının gözaltında bulundukları süre boyunca sistematik işkenceye maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Dosya şüphelisi olarak gözaltına alınan birçok mağdurun ise cinsel işkenceye maruz kaldığı anlaşılmıştır.

Tüm mağdurların gözaltında kaldıkları süre boyunca hakarete uğradıkları ve ağır bir psikolojik baskı altında oldukları kanaatine ulaşılmıştır.

Soruşturma esnasındaki tüm işlemlerin hem doktor muayenelerinin ve hem de ifade ve sorgu işlemlerinin kolluk refakati ile gerçekleştirilerek şüpheli mağdurlar üzerindeki baskının, kanuna aykırılıkların varlığı ve bu usulsüzlüklerin de sistematikleştiği tespit edilmiştir.

Gözaltına alınan çocuklara Yüksek Yarar İlkesi çerçevesinde yaklaşılması gerekirken soruşturma savcısının tavrı, kolluk personelinin tutumu ve çocukların ailelerinin içinde bulunduğu durumlara şahit olmaları sebebiyle adeta istenerek çocuklar üzerinde travma yaratıldığı tespit edilmiştir.

İşkence ve kötü muameleye uğrayanların, bu muamelenin anlatılmaması konusunda görevli bazı polislerce tehdit edildikleri anlaşılmıştır.

Olayın yaşandığı yerde halen güvenlik tedbirlerinin olduğu ve bu durumun orada yaşayan insanlar üzerinde bir korku ve endişe yarattığı gözlemleri komisyonumuzca yapılmıştır.

Zaman zaman sorgu hakimliğine çıkarılan mağdurların ve avukatlarının işkence beyanları ve buna ilişkin sorgu hakimliğine işkenceyi anlatmaları bazı hakimler tarafından engellenmiştir.”

Halfeti’de 18 Mayıs’ta gözaltına alınanların görüntüleri. Fotoğraf: Şanlıurfa Barosu, Twitter

Şanlıurfa Barosu: Halfeti’deki gözaltılarda işkence izi var