CNN: Suudi Arabistan Arap dünyasını birleştirdiğine göre İran ile çatışma yakın

CNN’de yayınlanan bir ‘analiz-haber’de, Suudi Arabistan’ın Mekke kentinde bir araya gelen 21 Arap ülkesinin, İran’a karşı ortak bildiriye imza atması, Basra Körfezi’ndeki çatışma ihtimaline bir adım daha yaklaşıldığına işaret olarak değerlendirildi.

Mekke’de Körfez İşbirliği Konseyi’nin son toplantısı. Fotoğraf: Reuters

cnn.com’da yayınlanan Nic Robertson imzalı analizde, Suudi Arabistan Kralı Salman’ın 20 Arap ülkesini, kimsenin ihtimal vermediği bir anda bir araya getirerek İran’a karşı pozisyonunu güçlendirdiği belirtildi.

Analizde, Kral Salman’ın, Körfez İşbirliği Konseyi üyesi altı ülke ve 21 Arap Birliği ülkesini bir araya getirmeyi başardığı kaydedilerek, zirvenin sonuç bildirisinde İran’ın ‘komşularının iç işlerine karışmaya son vermesi’ çağrısı yapılması ve ‘İran’ın Basra Körfezi’ndeki deniz güvenliğine oluşturduğu tehdidi’ kınayan ifadelerin yer almasına dikkat çekildi.

ABD’nin baskısıyla Katar’ın da Suudi Arabistan öncülüğündeki zirveye yüksek düzeyde katıldığı vurgulanan analizde, Katar Başbakanı Şeyh Abdullah bin Nasser el Thani’nin, Suudi kralıyla geleneksel hale gelen kucaklaşarak öpüşme merasimine katılmayan tek Arap lider olduğu belirtildi.

Analize göre el Thani’nin, Körfez İşbirliği Konseyi’nde, Suudi kralına tam olarak destek çıkmamanın gerekçesini anlatan şu cümleleri, önemli: “Buraya Araplarla ve İslam ile ilgili çalışmalara katılmak ve kamu güvenliği ile istikrara destek olmak için geldik.”

Suudi Arabistan ile Katar arasındaki buzların artık çözülmeye başladığı ve Katar’a, Suudi Arabistan tarafından artık bir ‘parya’ olarak değil, ‘bölgesel bir güç’ olarak bakıldığı belirtilen analizde, Suudi Arabistan’ın her ne kadar İran’a karşı cephede başı çekse de, Körfez’deki gerilimde ABD Başkanı Donald Trump’ın aksine, İran ile diyalog kapılarını kapatmamaya özen gösterdiğinin de altı çiziliyor.

Robertson’ın analizinde, bunun için bazı İranlı diplomatlara hac ve umre ziyaretleri için özel izinler verilmesi örnek olarak gösterilerek, Suudi Arabistan’ın, hac mevsiminde bölgedeki gerilimi daha fazla tırmandırmak istemeyebileceğine işaret ediliyor ve Yemen’deki Huti milislerinin, milyonlarca Müslüman’ın hac zamanı kullandığı Necran uluslararası havaalanını geçen hafta füze ile vurması gibi sonuçlara dikkat çekiliyor.

Ancak analizde, her ne kadar Trump’ın söylediği çok sayıda yalan ile ABD’nin bölgedeki operasyonlarına genellikle ‘hatalı öncül’lerle başlamasının bir gelenek halini almış olmasına rağmen, 16 yıl önce Irak’a karşı girişilen Körfez Savaşı’nda olduğu gibi bölgedeki ortaklarıyla yeni bir savaş girişimine başlayabileceği, Mekke zirvesinin de bu ihtimali güçlendirdiğine vurgu yapılıyor.