Kılıçdaroğlu'ndan savcıya: Seni ve aileni sopayla dövseler ne yapardın?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ’a saldıranları serbest bırakan savcıya, “Senin başına böyle bir şey gelseydi ne olurdu? Eşin, çocukların sopayla dövülseydi ne olurdu?” diye seslendi.

Fotoğraf: DHA

Yeniçağ yazarı Yavuz Selim Demirağ geçen hafta altı yedi kişilik bir grup tarafından dövülmüş, şüpheliler mahkemeye çıkarılmadan salıverilmişti.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında şunları söyledi: “Failleri bulundu ama serbest bırakıldı. Bir gazetecinin ölmesi mi gerekiyor bunların tutuklanması için? İktidarın derhal gerekeni yapması lazım. Savcıya sormak gerek. Senin başına böyle bir şey gelseydi ne olurdu? Eşin, çocukların sopayla dövülseydi ne olurdu? Bunu araştıracağız. Gerekirse bu konuda bir araştırma önergesi vereceğiz. Hangi görüşten olursa olsun gazetecilik görevi yaptığı sürece başımızın üzerinde yeri var. Kaleminin onurunun korunması lazım.”

‘Millet tanzim kuyruğunda saray sosyetesi ejder meyvesi ve efuli yiyor’

İşsizlik sorununun çığ gibi büyüdüğüne, ekonominin kötüye gidişine değinen Kılıçdaroğlu, “Halkına yalan söyleyenden cumhurbaşkanı olmaz. Devletin hazinesini damadına bıraktı” dedi.

Millet bir kilogram soğan için tanzim kuyruğunda beklerken ‘saray sosyetesinin’ ejder meyesi ve efuliyle beslendiklerini belirten CHP lideri, “Bunun hesabını sormayacak mıyız? Nerede soracağız? 23 Haziran’da İstanbul’da sandıkta soracağız…Adı AK Parti ama ne adaleti kaldı ne de aklığı kara bir parti oldu” görüşünü savundu.

Çok partili döneme geçilen seçimin yapıldığı 14 Mayıs 1950’yi Türk demokrasi tarihinde bir milat olarak gördüklerini vurgulayan Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:“Ramazan sofraları kuruluyor, bir kişi kürsüye çıkıyor, ağza alınmadık ne varsa her şeyi söylüyor. İnanç sömürüsü bu kadar acımasız olmamalı. Bu kadar olmamalı. Vatandaş inanç için gelmişken kendisini adeta cehennemin ortasında buluyor… Özgürlükçü bir partiyiz, yasakçı bir parti değiliz. CHP özgürlükçü bir parti AK Parti yasakçı bir partidir.”

‘İmamoğlu’na oy vermek fakir fukaranın sorumluluğu’

CHP’nin İstanbul belediye başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nun, suya indirim, öğrencilerin seyahatinde indirim gibi konuların üzerinde durduğunu anımsatan Kılıçdaroğlu, “İmamoğlu ensesi kalınların değil fakir fukaranın yanında. O nedenle 23 Haziran’da ona oy vermek fakir fukaranın sorumluluğudur” dedi.

Soma’dan sonra 299 madenci öldü

13 Mayıs 2014’te Soma’da ölen 301 madenciyi de anan Kılıçdaroğlu, “Hala mağduriyetler var. Soma faciasının üzerinden beş yıl geçti ülkenin farklı yerlerinde 299 madenci daha öldü” diyerek bu konudaki ihmallere dikkat çekti.

Bugünün Dünya Çiftçiler Günü olduğunu anımsatan CHP lideri, AKP’nin iktidarda olduğu 17 yılda, 33 milyon 790 bin hektarlık tarım arazisinin -iki Trakya büyüklüğünde alan- ekilmediğini ve 661 bin 522 çiftçi işini bıraktığını vurgulayarak, “Bu nedenle mısırdan tutun fasulyeye kadar dışardan ithal ediyoruz” diye konuştu.

Oğullarının kemiklerini isteyen annelere tahammülleri yok

Anneler Günü’nün geride kalması nedeniyle Cumartesi Anneleri’ni unutmayan Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Evlatlarını arayan annelere değinmek zorundayız. Her siyasal görüşten anne var aralarında. Bu annelerin tek isteği ‘Oğlumuzun kemiklerini verin. Bir dua edelim’ diyorlar. Buna bile tahammül yok. Biber gazıyla, tazyikli suyla müdahale ediyorlar. Bu annelerin taleplerini yerine getirmeyen insanlarda ahlak var mıdır? Hani bu ülkede demokrasi vardı. Anneye el kalkmaz.”

Engellilere…

Kılıçdaroğlu’nun Engelliler Haftası dolayısıyla engellilere de mesajı vardı. Engelli çocuklara haftada sadece iki saat eğitim verilmesi başta olmak üzere bir sürü sorun yaşadıklarına dikkat çeken Kılıçdaroğlu şunları söyledi: “Haklarını alamamalarında engelli kardeşlerimizin de suçu var. Her şeye rağmen gidip AK Parti’ye oy veriyorlar. Sonra da ağlıyor. Onlar sizin hakkınızı vermez.”

Kayıp gazeteci

Trabzon-Bayburt sınırında uçuruma düşen Anadolu Ajansı muhabiri Abdulkadir Nişancı’nın kısa sürede bulunmasını umut ettiklerini belirten Kılıçdaroğlu, “Bu kadar uzun süre bulunamaması da ayıp” dedi.