Reuters analizi: Ucuzlayan TL varlıkları iyi bir fırsat ama belirsizlik çok

Reuters’da yer alan bir analize göre yatırımcılar son yıllarda TL’deki sert değer kayıplarıyla birlikte TL varlıkların ciddi fırsatlar sunduğunda hemfikir ama belirsizlikler nedeniyle hala uzak duruyor.

Fotoğraf: Reuters

Yatırımcıların tavrının nedeni jeopolitik, makroekonomik, hatta demokratik belirsizlikler.

İşlemcilere göre piyasalar üzerindeki başlıca baskı unsurları şöyle: S400-Patriot tercihi olmak üzere ABD-Türkiye ilişkileri, küresel ticaret savaşları, yavaşlayan ekonomiye destek adına atılan ve atılabilecek bütçe genişletici adımlar, yerel seçimlerin tekrarlanması kararı, son dönemde yavaşlasa da yerleşiklerin altı aydır aralıksız döviz biriktirme eğilimi, yavaşlayan büyüme, yüksek seyreden işsizlik ve enflasyon.

Tüm bu gelişmelerin küresel satış baskısılyla birleştiği dönemde TL cinsi yatırım araçlarındaki negatif ayrışma bugünlerde olduğu gibi daha da belirginleşiyor.

S-400’e bir de seçimin iptali eklendi

Özellikle ABD ile ilişkilerin Türkiye’nin Rusya’dan S-400 hava savunma sistemleri alma kararıyla birlikte ‘rahip Brunson vakası’nın damga vurduğu döneme benzer bir süreç başlatma riski piyasalar üzerinde baskı yaratırken bu hafta itibarıyla bu endişeye İstanbul seçimlerinin yenilenecek olması da eklendi.

Hukukun üstünlüğünde ilerleme olmaması…

Yatırımcılar genel olarak negatif ayrışmadaki etkiyi jeopolitik riskler, belirsizlik, güven eksikliği ve hukukun üstünlüğünde ilerleme kaydedilemesine bağlıyor.

TD Securities Gelişmekte Olan Piyasalar Strateji Birimi Başkanı Cristian Maggio, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) kararının bir ay süren tartışmaların ardından ‘en kötü senaryo’yla sonuçlandığını belirterek bu hafta yayınladığı notta şöyle dedi:“YSK kararı, hukukun üstünlüğüne çarpıcı bir darbe vurdu ve Türkiye’deki demokratik standartları zayıflattı. Yerel seçimler öncesinden bu yana, piyasaların bu iki konu (hukukun üstünlüğü, demokratik standartlar) hakkında tartışmak için zamanları oldu, ibrenin nereye hareket ettiği artık belli… Sonuç olarak, piyasalar Türkiye’deki finansal istikrar konusunda son derece dikkatli olmalıdır. Politik, makroekonomik ve finansal problemler, TL için aynı anda mükemmel bir fırtınada olabilecek şekilde geri dönüyor.”

Reformların rafa kalkacağı beklentisi kuvvetlendi

İstanbul seçimlerinin 23 Haziran’da tekrarlanacak olması siyasi belirsizliğin sürmesine ve reformların yine rafa kalkacağı beklentilerini kuvvetlendirirken, ABD ile düzelemeyen ilişkiler ve Merkez Bankası rezervlerine yönelik endişeler de TL’de baskının sürebileceğini gösteriyor. Reformların geçen yılki TL krizini tetikleyen politikaların sona erdiğini görmek isteyen yatırımcıların sabrını sınayabileceğinden de endişe ediliyor.

TL’nin son üç yıldaki değer kaybı yüzde 52

Öte yandan daha uzun vadede de trend benzer şekilde. Son bir yıla bakıldığında TL yüzde 32 değer kaybıyla benzer para birimlerinden açık ara negatif ayrışırken son üç yıldaki değer kaybı yüzde 52 civarında.

Küresel faizlerin düşük, hatta negatif ve getiri arayışının yüksek olduğu bir ortamda Türkiye’nin 10 yıllık gösterge tahvili tarihi zirvesinin hemen altında yüzde 21.50 bileşik seviyesinde işlem görüyor.

Borsa dolar bazında 28 yıl önceki seviyelerinde

TEB Yatırım/BNP Paribas Stratejisti Işık Ökte, BIST 100 endeksinin dolar bazında 1.4 dolarla Şubat 1991 seviyesinde işlem gördüğüne, geçen 28 yılda gelişmekte olan ülke hisselerinin yatırımcılarına yüzde 375, ABD hisse ana endeksi S&P500’ün yüzde 740, Nasdaq’ın ise yüzde 3160 kazandırdığına dikkat çekti.

“Bu fiyatlamalarda uzun vadeli hisse yatırımcısının Türkiye’de pozisyon almak için sıraya girmesi lazım” diyen Ökte, “Ancak tam tersi oluyor” sözleriyle hisse senetlerinin Vietnam az gelişmiş (frontier) ülkelerin endeksine göre bile yüzde 53 iskontaya düştüğüne işaret etti.

Deutsche Bank: 10 yıllık tahvil bu yıl ilk kez ucuz

Gösterge 10 yıllık tahvilde 2018 sonbahar aylarında yüzde 22’yi aşarak tarihi zirve test edildikten sonra getiriler yılın ilk aylarında yüzde 14’ün altına kadar gerilemişti. Ancak daha sonra tekrar yüzde 21’li seviyeler görüldü.

Deutsche Bank Gelişmekte Olan Ülke Piyasaları Stratejisti Christian Wietoska geçen hafta yayınladığı notta, “Bu yıl ilk defa, 10 yıllık lokal tahvillerin aslında tahvil değerleme modelimize göre ucuz olduğuna dikkat çekiyoruz” demişti.

Modele göre devlet tahvili getirileri için ‘adil değer’ yüzde 19.10 düzeyinde, ancak piyasada getiriler şu anda yüzde 21.50 civarında bulunuyor.

CDS Hazine’nin beş sene borç geri ödeyemeyeceğini fiyatlıyor

Ökte şöyle devam etti: “Dış borcunu ödeme güçlüğü çekmeyen, küresel likidite ortamının daraldığı zamanlarda bile borcunu rahat çevirebilen bir bankacılık sistemine sahip Türkiye’nin CDS’i (ülke risk birimi) altı haftada 305’den 490 baz puan üzerine çıkmamalıydı. CDS şu an üçte bir ihtimalle, Hazine’nin gelecek 5 sene içinde borç geri ödemeyeceğini fiyatlıyor. Bu normal mi? Kesinlikle hayır!”.

Türkiye hukukun üstünlüğü endeksinde 126 ülke arasından 109. sırada

Yabancı yatırımcıların yakından izlediği hukukun üstünlüğü ilkesine yönelik endişelerin son yıllarda daha da artması da yatırımcıların Türkiye varlıklarınını azaltma ya da yeni pozisyon alma isteksizliğinde en önemli etkenlerden biri olarak öne çıkıyor. World Justice Project’in hukukun üstünlüğü 2019 endeksine göre Türkiye 126 ülke arasında 109’uncu sırada yer alıyor.

Nitekim hükümet hukuk alanında birçok reform öngörse de henüz yabancı yatırımcının algısını pozitif yönde değiştirecek herhangi bir hukuk reformu hayata geçmedi.