“Örgütlü vicdansızlık” sınıfsal bir örgütlenmedir. Bizde bu konuda yeterince kavranılamayan şey öyle sanıyorum ki, örgütün partiden ibaret sanılıyor olmasıdır.
Konumuz vicdanın toplumsal örgütlenmesi ise böyle bir örgütlülüğün asıl unsurları, işçiler, köylüler, küçük esnaf ve az gelirli memurlar başta olmak üzere, emekçi kitlelerin sınıfsal, sendikal örgütlenmeleridir.
Parti bu örgütlenmelerin kendisi değil bir üst kurumu, denebilir ki toparlayıcı, yönlendirici, birleştirici üst aklıdır…
“Örgütlü vicdansızlık”la “örgütsüz vicdan” arasındaki kavgada sorunlar, belirsizlikler, düş kırıklıkları buralardadır…
Buna karşın ve yine de, ülkemiz (yaklaşık iki yüzyıldır!) nice sıkıntılara, baskılara, engellemelere ve kıyımlara rağmen, vicdanın hem sınıfsal hem partisel örgütlenmesi anlamında küçümsenemeyecek yol almıştır ve almaktadır…