Gerçekte, Kürt meselesinde atılacak adımların ayrıntılı bir harita üzerinde görülmesi gerekli değildir. Çözümün unsurları, temel yapılacak olanların sıralanması, bunların birbiriyle ilişkisi bütün olarak masaya konulup yasa veya anlaşma olarak yazılması da doğru olmayabilir; doğru da değildir.
Ayrıntıların her adım gerektiğinde tekrar konuşulmasına, gelecek adımların neler olduğunu tartışmaya gerek olmayabilir ama Kürt meselesinin nasıl tanımlandığı ve çözüm iradesi çok açık ortaya konulmalıdır.
Yıllardan beri bu meselede çok iş yapıldığına inanıyorum; bunlardan bazılarının sürecin başlarında konuşulmasının bile yasak olduğunu biliyorum! Uzun tartışmaya gerek yok, Anayasa Mahkemesi’nin, Kürt partilerini kapatma kararlarının gerekçeleri, nereden nereye geldiğimizi somut biçimde gösterir.
Ancak, çatışmasızlık dönemi geçildiğine göre, şimdi başlangıçta uzlaşılan ilkeler gözden geçirilip, çözüm süreci iradesinin açıklanması gereklidir. Seçime giderken, sadece dağdan inenlerin rehabilitasyonu ve kaçırılanların sorumlu tutulmamasını öngören yasa önerisinin kanunlaşması için Meclis tatilinin ertelenmesi bir gösterişten ibaret kalır.
Çözüm iradesi açıkça ortaya konulmalıdır; ülkenin de AK Parti’nin de önünü açacak budur.