Yani, ‘kutuplaşmış Türkiye paradigması’nda, 2014 itibariyle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tayyip Erdoğan karşısında hiçbir adayın şansı olamaz. Ancak, bu ‘paradigma’yı reddederek, bu ‘paradigma’yı değiştirmeye kalkıştığınız takdirde, Tayyip Erdoğan’ı cumhurbaşkanlığı seçiminde alt etme şansı olabilir.
Tam da bu nedenle, Eyüp Can’ın doğru tanımıyla, ‘Ekmeleddin İhsanoğlu tanıyan herkesin hakkında pozitif konuşacağı, donanımlı, tarafsız ve kucaklayıcı bir kişi’ olduğu için, ‘kutuplaşmış Türkiye paradigması’nda ‘rakipsiz’ gözüken Tayyip Erdoğan’ın karşısında ciddi bir aday.
… Tayyip Erdoğan’ın temsil ettiği ‘Yeni Türkiye’, Ali Bulaç’ın mükemmel tanımıyla, devletin ideolojisini üretme işini üstlenen AKP’nin ‘Post-Kemalizm’i yani ‘Kemalizm’i İslami urba altında devam ettirme projesi’. Özü itibariyle ‘yeni’ değil. Dahası, ‘zorba’, ‘anti-demokratik’ ve ‘baskıcı’ bir yeni rejim arayışı.
Ekmeleddin İhsanoğlu ismini, bunu ‘önleme formülü’ olarak düşünmek daha gerçekçi. Murat Yetkin’in dünkü yazı başlığı gibi: ‘İhsanoğlu ile CHP ve MHP, Erdoğan’ın bahçesine girdi’.
Bunu sosyal medyada ve ‘havuz medyası’nda görüp anlamak mümkün. Ekmeleddin İhsanoğlu ismi, AKP çevrelerinde Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığını ‘çantada keklik’ görme duygusu uyandırarak sevinç ve mutluluk yerine, tedirgin ve asabiyete yol açtı.
Bu hal, bir şey anlatıyor olmalı.