Sünnilerin yaşadığı dışlanmışlığı giderecek siyasi ve ekonomik bir program olmadan Sünni militanizminin dizginlenmesi zor.
Suriye’deki durumdan farklı olarak Musul’da IŞİD’in nisbeten taban bulduğu da görülüyor. Bu nedenle Maliki peşmerge ve Sünni aşiretlerin desteği olmadan savaşı kolayca kazanamaz. Özellikle gerilla savaşına yatkın olan peşmerge kilit önemde.
Türkiye açısından işbirliği derken de Musul sevdasından mütevellit bir Osmanlıcılık hikayesi akla gelmesin.
”Şiilerin Bedir Tugayı ve Mehdi Ordusu, Kürtlerin Peşmergesi var ama Türkmenlerin öz savunma gücü yok” deyip Türkiye’ye misyon biçen Sünni Türkmenlerin beklediği tarzda bir Musul macerasına burada yer yok.
Olumlu bir senaryodan hareket edildiğinde krizin Ankara-Bağdat, Erbil-Bağdat, Batı-Güney Kürdistan, Sünni aşiretler-Bağdat arasında bir düzine sorunun çözümü için fırsata dönüştürülmesi mümkün.
Kötümser senaryo ise sonu gelmez bir kaos vaat ediyor. IŞİD’a karşı ortak bir strateji üretilemezse Irak kuzeyde Kürtler, orta üçgende Sünniler ve güneyde Şiiler arasında bölünebilir.
Bu kaosun Irak ve Suriye sınırlarında durmasını beklemek de fazla iyimserlik olur.