'Devlet Baba'nın evladı mı, 'Avcı'nın bebeği' mi: Sahi kim bu Başakşehir?

 

BURAK KILIÇ 

@kaburet

Hayatta en çok düşülen hata köşeli olmaktır. Her şeyi keskin, siyah-beyaz yorumlarız. Oysa çoğu şey gridir. Bazen daha aydınlık bazen daha kirli gri. Başakşehir de nereden baktığınızın iyi bir resmi. Hem Abdullah Avcı’nın davası, hem devlet babanın faullü futbolu.

Abdullah Avcı’sız bir Başakşehir okuması yapmak çok zor. Bu nedenle yazıyı sahanın içi ve dışı olarak okumak gerekir. Önce hasret kaldığımız saha içinden başlayalım.

Fotoğraf: tccb.gov.tr

Avcı’nın seyir defteri

Vefa’da başlayan kariyerinin ışıltısını sahanın içinde değil çizginin kenarında buldu Avcı. Başarı yolculuğuna, İstanbulspor’da yardımcı antrenör olarak ilk adımı attı. İlk nişanı ise Türkiye 17 Yaş Altı Milli Takımı’yla taktı göğsüne. Yakaladığı müthiş jenerasyonla önce Avrupa şampiyonu, ardından dünya 4’üncüsü oldu. Bu ışıltının ilk farkına varan Galatasaray oldu. Şu anda takımının stadına adını veren Fatih Terim’in ayrılışından üç ay önce Galatasaray altyapı koordinatörlüğüne getirildi. Bu dönemde PAF Ligi’nde şampiyon olmasının yanı sıra A takıma Arda Turan, Aydın Yılmaz, Uğur Uçar, Ferhat Öztorun gibi isimleri gönderdi. 11 aylık görevi sonrası ise kavgaya hazırdı.

O dönemki ismiyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü’nün (İBBSK) başına geldi. İlk senesinde Süper Lig’e yükseldiği takımıyla istikrarlı bir ivme yakaladı. İBBSK isminin antipatisi, Olimpiyat Stadı gibi bir garabete mahkûmiyeti ve belediye çalışanlarına emanet tribünleriyle verdiği mücadelede, hem kendisini hem takımını kabul ettirdi. 2011’de Milli Takım için ayrıldığı görevine ise 5 Haziran 2014’te döndü.

Fotoğraflar: ibfk.com.tr

Literatür merakı

Futbolda Türk antrenörlerin en sık düştüğü bağnazlık tuzağından uzak durması yolunu aydınlattı. Başarıyı yakalama zamanı gelmişti. Daha yeni Süper Lig’e yükselen takımıyla, futbolun tüm doğrularını uygulamaya çalışarak 4’üncü sırayı kaptı. Özellikle büyük maçlarda sergilediği performans yalnızca taktisyenliğine değil motivasyonuna da referans oluyordu. Emre Belözoğlu ile başladığı şampiyon iskeleti kurma serüveninde, Adebayor, Egemen Korkmaz, Bekir İrtegün isimleriyle çalışırken, en büyük sükseyi yaptığı 2016-17 sezonu sonrası transfer politikası da değişti.

Clichy, Mevlüt Erdinç, Elia, Kerim Frei, Chedjou, Gökhan İnler transferleri sonrası, Riad Bajic ve Arda Turan. Ligde zirve yarışı verdiği birçok takımdan daha derin ve varyeteli bir kadroyla geçen sezon kaçırdığı şampiyonluğun en büyük favorisi durumundalar.

Bu başlı başına bir Abdullah Avcı başarısıdır. Dünyanın en iyileri ne yapıyorsa onların izlerini sürdü. Planlarını ve hedeflerini büyüttü. Rakiplerine futbolunu kabul ettirerek şampiyonluğa yürüyorlar artık. Avcı’nın Başakşehir’de yarattığı renkli sahneye siyasetin ve işadamlarının gölgesi düşüyor.

Gölgeyi takip edelim.

Verginin izi ve futbol aşığı Ngau Hung Chiu ve Kalyon Grup

1990 senesinde dönemin belediye başkanı Nurettin Sözen tarafından kurulan İBBSK, 2014 senesinde bir yapılanmaya giderek ismini Başakşehir Futbol Kulübü olarak belirledi. 2011-2014 döneminin ise pek çok açıdan kulübün başarısında bir dönüm noktası olduğu söylenebilir.

Hazırsanız başlıyoruz!

Kalyon İnşaat’ın müteahhit firma olduğu ve inşaası 1 Haziran 2011’de başlayan Başakşehir Stadı, 2014 senesinin 26 Temmuz’unda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iştirakiyle açıldı. Erdoğan, açılış maçındaki golleriyle göz doldururken stadın ismine Fatih Terim’in isminin eklendiğini açıkladı.

Bu üç yıllık aralıkta başka neler mi oldu?

23 Ağustos 2013’te İstanbul Ticaret Odası’na kaydolan ve arkasına Kalyon Grup’un desteğini alan Zirve Holding, ATV başta olmak üzere Çalık Holding’e ait pek çok basın organına talip oldu. Çalık Holding’in 2007’de 1.1 milyar dolara TMSF’den aldığı Sabah ve ATV’nin, sermayesi 380 milyon dolar olarak belirlenen Zirve Holding’e satılışı 21 Aralık 2013’te basına yansıdı.

Bu satın alımdan altı ay sonra düzenlenen Türkiye Kupası yayın hakları ihalesi, yıllık 13 milyon 750 bin dolar + Türkiye Futbol Federasyonu payı + KDV bedeliyle üç yıllığına Turkuvaz Medya Grubu’na verildi. Kupa maçları artık ATV’den izlenecekti.

İki ay sonrasında ise Kulüpler Birliği seçimleri düzenlendi. Federasyon’da da uzun dönem görev alan Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ, 7 Ağustos 2014’te oy birliğiyle Kulüpler Birliği Başkanı oldu.

Bu süreçten sonra kulüp olarak başarılı çizgisini sürdüren Başakşehir bir anlamda ‘ADAMSPOR’ oldu. Emre Belözoğlu ve Bekir İrtegün’le çıkılan yolda son yoldaş adam Arda Turan oldu. İki sezon önce 41 milyon avroya Barcelona’ya transfer olan Turan’ın çalkantılı süreç sonrası Başakşehir’i tercih etmesi herkesi şaşırttı. Bir anlamda saflar sıklaşıyor.

Gezi sürecinde ‘Spora siyaseti sokmayın’cıların sesinin yükseldiği tarafta yer alan ve Rabia selamıyla gollerini kutlayan Belözoğlu’nun yanına, seçim kampanyasında dostlarına “Evet” çağrısı yapan Turan’da eklenmişti.

İmzalar basın önünde atılırken, törendeki bir isim dikkat çekiciydi. Evershine Groop Holding Kurucu ortağı Ngau Hung Chiu. Transferin arkasındaki üç sponsordan biri olan Chiu, kendisini Arda Turan’ın gerçek bir hayranı olarak tanımlıyor. Ülkemize olan yakınlığı Bodrum’da 12 milyon metrekarelik turizm şehri yatırımı için de kendisini gösteriyor. Ağaoğlu ile imzaladığı yatırım ortaklığı sonrası futbola olan desteğini esirgemeyen Chiu’yu ilerleyen dönemde daha sık görebiliriz.

Törendeki bir diğer isim ise Makro İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Uyan. Uyan, yalnızca transferin değil ‘Başakşehir’in de büyük bir destekçisi. Bölgedeki projeleriyle adından söz ettiren Makro Grup son üç sezondur da ilçenin futbol takımının sponsoru. Arda Turan’ın transferi için “Bizim milli değerimiz” değerlendirmesinde bulunan Uyan, siyasete de yakın bir isim. Bir dönem Küçükçekmece Belediyesi’nde AKP adına meclis üyeliği yapan Uyan aynı zamanda Ensar Vakfı’nın panelistlerinden biri. Uyan “Tecrübe Konuşuyor” isimli panellerde, konuşmacı olarak yer alıyor.

Mali yapısı hakkında yalnızca ‘çok güçlü’ olduğunu bildiğimiz Başakşehir, Finansal Fair-Play (FFP)’den pek etkilenmemiş görünüyor. Bu noktada konuşulması gereken konulardan biri de vergi meselesi. Aziz Yıldırım’ın her divan kurulunda yana yakıla bahsettiği vergilendirmelerle ilgili en çarpıcı iddia, Aydınlık Gazetesi yazarı Mustafa Pamukoğlu’ndan geldi. Pamukoğlu, geçen günlerde yazdığı yazısında, kulübün anonim şirket yapısının yasalardaki kapsamıyla vergi ödemediğini belirtmişti. İster ‘punduna getirmek’ deyin, ister ‘iyi yapılanma’, Başakşehir gün geçtikçe İstanbul’un büyüklerine kafa tutar pozisyona geliyor.

Saha içinde Abdullah Avcı ve futboluyla açılan içimiz, sahanın dışına çıkıldıkça betonun grisine, doların yeşiline bürünüyor.

Siz Başakşehir hikayesini nasıl okumak isterseniz oradan okuyun.