Ortada ilkesel, planlı programlı, hesaplanmış bir eksen değişikliği yoktur, emperyalizmle pazarlık adına yürütülen, ilkeden ve programdan yoksun, pragmatist bir günü kurtarma politikası vardır. ABD “gel” dese koşulacaktır, ama dememiştir.
Dolayısıyla, her üç dönemde de dış politika halkın çıkarları adına değil, iktidarın çıkarları ve ikbali adına yürütülmüş, sırasıyla iktidar olma, iktidarını güçlendirme ve iktidarını kaybetmeme adına kullanılmıştır.