ABD’de yayınlanan Foreign Affairs dergisinde, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın seçim sonuçlarını diğer seçimlere benzer şekilde kullanacağı, mevcut kutuplaşmayı daha da derinleştirmek için elinden geleni yapacağı savunuldu.

Michael J. Koplow imzalı yazıda, referanduma gidilen ortamın, Türkiye’de ‘rekabetçi’ otoriter rejimin demokrasiyi yerinden etmesiyle sonuçlanan her gelişmenin bir temsili olduğu ifade edildi: “Seçimin kendisi bağımsız ve adil değildi, hükümet Kürt seçmenin ağırlıkta olduğu güneydoğuda oyları baskılamak için elinden geleni yaptı, muhalefet partisindeki siyasetçileri hapse attırdı, medya neredeyse sadece ‘Evet’ destekçilerine yer verdi ve ‘Hayır’ destekçileri gözaltına alınıp saldırıya uğradı. Tüm bunlar 15 Temmuz darbe girişiminin hazırladığı, yüz binlerce devlet memurunun tutuklanıp ihraç edilmesinin ardından oluşan zeminde gerçekleşti.”
‘Erdoğan daha da ileri gidebileceğini düşünecek’
Erdoğan ve AKP’nin başkanlık sistemini, ‘Gülenci’ler ve PKK’lılarla mücadele için savunduğunu ifade eden Koplow, Erdoğan’ın tüm çabalarına rağmen ancak çok az bir farkla kazanabildiğini yazdı: “Fakat şimdi kazandığına göre, farklı bir yol izleyip stratejisinin yanlış olduğunu veya ülkeye zarar verdiğini düşünmeyecek. Sadece daha da ileri gidebileceğini, asıl meselenin bu olduğuna hükmedecek.”
Türkiye’nin daha da bölünmek üzere olduğunu söyleyen yazar, az bir oranla kazanan ‘çoğunluğun’ Türkiye’nin hükümet sisteminin altüst edilmesi, yasama ve yargı yetkilerinin tek bir kişide toplanması ve bir 10 yıl daha Erdoğan’ın iktidarı elinde bulundurması için oy verdiğini hatırlattı.
‘Baskı daha da artacak’
Yazıda referandumda İstanbul ve Ankara’nın kaybedilmesinin, başta ‘Gülenci’ler ve Kürtler olmak üzere, devlet memurları, gazeteciler ve akademisyenler üzerindeki baskıyı artırmaya yönelik daha ağır bir süreci başlatabileceği uyarısında bulunulurken, şiddetin artabileceğine dikkat çekildi.
“Erdoğan bölünmenin önüne geçmek için köprüler inşa etmek yerine, muhaliflerini uçuruma sürüklemeyi tercih edecek” diyen Koplow, Erdoğan’ın anayasa değişikliğini desteklemeyen tüm muhalifleri ‘Türkiye’nin düşmanları’ olarak göreceğini yazdı.
Erdoğan’ın başarı ya da yenilgiyi cömertlikle karşılayabilecek biri olmadığını söyleyen Koplow analizini ‘karanlık bir tabloyla’ tamamladı: ”Şafaktan önce hava karanlık olabilir, fakat son zamanlardaki karanlık Türkiye’yi gece yarısından önceki karanlığa yaklaştırıyor.”