Reza Zarrab’ın bir adamını göndererek Cenevre’den aldırtıp gece yarısı Ankara’da Zafer Çağlayan’a teslim ettiği saat ile ilgili olarak bakanın savunmasını biliyoruz. Saati Zarrab almış, fatura ona kesilmiş ama Çağlayan, Zarrab’a saatin parasını ödemiş!
“Garantisi benim üzerime” de demişti ama bunun palavra olduğunu dün yazmıştım. Dün Çağlayan’dan bu ödeme ile ilgili banka dekontunu istemiştim. Aslında görmemiz gereken bir belge daha var: Yolcu beraberinde getirilen “hediyelik” eşyalardan, değeri 1500 Euro’yu geçmemek kaydıyla bir maktu vergi alınıyor.
Bu oran AB ülkelerinden gelen eşyalar için yüzde 18, diğer ülkelerden gelen eşyalar için yüzde 20. Biliyoruz ki Zafer Bey’in saati Patek Philip’in en pahalı üçüncü modeli ve fiyatı 300 bin İsviçre Frangı. Yani yolcu beraberinde getirilebilecek eşya değeri limitinin çok üstünde.
Bu durumda yapılması gereken işlem de kanun ve genelgelerle belirlenmiş. Şöyle diyor: “Getirilen eşyanın tek başına kıymetinin 1500 Avro’yu aşması halinde, söz konusu eşyaya yürürlükte olan ithalat vergilerine ilişkin oranlar uygulanır.” Yani Reza ve Zafer beyler, “kaçakçılık suçu” işlememiş olacaklarına göre bu saatin ithalatı ile ilgili işlemleri yapıp vergilerini de ödemiş olmalılar.
Bir zahmet, bununla ilgili belgeleri de bana gönderebilirlerse bu köşede memnuniyetle yayınlarım. Eğer bu yapılmadıysa savcılarımızın başına yeni bir dosya daha çıkacak demektir, al sana bir fezleke konusu daha!