Halk Arenası’ndan dokuz gün sonra, Müjdat ağabeye İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nden telefon geldi. Arayan, koruma şube’ydi.
Hayrola?
“Yakın koruma isteyip istemediği” soruldu. Müjdat ağabey yakın koruma istemedi. “Beni koruyacak diye bir başkasının hayatını riske etmesini kabul edemem, beni koruyacak polise bir şey olursa diye uykularım kaçar” dedi, teşekkür etti. Bunun üzerine, koruma şube’den gelen arkadaş ısrar etti, hiç olmazsa okulun ve tiyatronun çevresindeki güvenliğin arttırılmasını önerdi.
Çok tuhaftı.
Çünkü… Müjdat ağabey iki sene önce bu talepte bulunmuştu ve kabul edilmemişti. Resmi başvuruya rağmen Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nin korunmasına yardımcı olmayan emniyet, şimdi, “koruyalım” diye kendi kendine başvuruda bulunuyordu.
İşte tam o gün, anlamıştık. Kampanya başarılı olmuştu!
Saldırının eli kulağındaydı.