Bugün tarafsızlık adı altında, Türkiye’de güce biat etme riyakârlığının bir kez daha yaşandığına şahit oluyoruz. Geçmişte tarafsızlık görünümü altında başbakan devirmeye, başbakan seçtirmeye birçok kez uğraşmış kişiler, şimdi başka bir muktedir karşısında taraflı tarafsızlığın süfli örneğini sunuyorlar. Güce evet diyenin tarafsız ilan edildiği, makbul millete dahil edildiği, güce hayır diyenin taraflı, dolayısıyla kabahatli ya da suçlu ilan edildiği bir ortama uyuyorlar. ‘Açıkça kamuoyu gündeminde tartışılan bir konuda’, düzenlediği televizyon programı veya yazdığı gazetede değil, kendi şahsi sosyal medya hesabında “taraf” olduğu için bir gazetecinin iş akdine son veriyorlar. Tarafsızlığı en temel ilke olarak kabul ettiğini iddia eden bu medya kuruluşunda, başka türlü taraf olanlar, taraftar liderinin safında yer alanlar ‘taraf’ olmuyor.
Şaşırmak ne mümkün? Cumhurbaşkanı’nın açıkça taraflı ‘tarafsız’ olduğu bir ülkede yaşıyoruz sonuçta.