Nilgün Cerrahoğlu: Saatin yelkovanı, hem içeriden, hem dışarıdan, tam yüz yıl öncesine dönüyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Trump’ın Putin’le seçim öncesi flörtleşmesi bakın hız kesiverdi. Rus lidere kampanyada toz kondurmayan ABD Başkanı; Oval Ofis’e taşınalı beri “Birbirimizi tanıyalım. Bekleyelim görelim!” moduna girdi. Yeni etapta Ortadoğu’da taraflar birbirini yoklarken CIA Başkanı Pompeo, ilk yurtdışı gezisini Türkiye’ye yaptı. Gezinin ajandasındaki en öncelikli konuların başında Suriye’deki Rakka operasyonu vardı. Ankara yeni CIA başkanıyla bu kritik görüşmeleri yaparken, El Bab’da Rus uçaklarının ‘yanlışlıkla üç askerimizi’ şehit ettiği haberi geldi.

Bu durum Türkiye’de geniş çevrelerce bir ‘kaza’ değil; ‘mesaj’ olarak algılandı.

Kendisi bizzat KGB kökenli olan Putin’in Türkiye’ye ayağının tozuyla gelen yeni CIA başkanına verdiği bir mesaj olarak görüldü.

‘Büyük oyun’ mirasçılarının böyle ‘gölge turnuvalarının’ hiç sonlandırılmadan sürdürüldüğü topraklara, tarihten ders almadan “stratejik derinlik” düşleriyle dalmanın çok acı olan bedeli bu.

El Bab’da bu ateş çemberine girmişken bir de içeride fabrika ayarlarını değiştirecek referandumlar ve ‘anayasa oylamaları’ yapılıyor… Saatin yelkovanı, hem içeriden, hem dışarıdan… Tam yüz yıl öncesine dönüyor.

Nilgün Cerrahoğlu’nun yazısı