Ayşenur Arslan: Keşke Erdoğan bizleri dinlese de Türkiye'yi bir yıkımdan kurtarsa

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İktidar çıtayı çok tehlikeli bir noktaya yükseltti. KHK ile üniversiteleri boşaltmak… Akademi dünyasının en saygın okullarından, Türkiye’nin yönetici kadrolarını yetiştirmiş Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni neredeyse buharlaştırmak… Aralarında bir zamanlar kendilerinin de fikrine başvurduğu isimlerle, yüzlerce akademisyeni sokağa atmak…

Keşke Erdoğan bizleri dinlese de Türkiye’yi bir yıkımdan kurtarsa. Bu sayede belki kendisi de kurtulsa.

Ne yazık ki, bunun mümkün olmayacağını biliyoruz.

Ezidi çemberi gibi! Kendi elinizle çizseniz bile, gelip birisi silmezse çemberden çıkamıyorsunuz.

Birilerinin o çemberi silmesi gerekiyor. Burada da görev, öncelikle AKP’nin aklını hâlâ yitirmemiş insanlarına düşüyor. Bu gidişin ne kadar tehlikeli olduğunu fark etmemiş olamazlar. Duyuyoruz, rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. Ama artık kapalı kapıların arkasında konuşmakla geçiştirilecek günler değil, yaşadıklarımız. O kapılar açılmalı. Başta hükümet olmak üzere, AKP’nin üst düzey kadroları sağduyuya çağırılmalı.

Ayşenur Arslan’ın yazısı